Kırgın yaz yağmurları
Uysal sesiyle uyanıyor ruhumda
Karanlığın sefil tortuları
Sayfalar dolusu saklanıyor
Sayfalar koynumda
Şimdi sevgili bahçem
Tel tel dökülüyor sokak girdapları,
İnce bir ateş bekliyor lambalarda,
Saat kalbini dökmüş yankılara,
Kopuyor sessizlik ordusu,
Yeşeriyor ağırlığıyla yurdumuza.
Taşıyorlar bizi kahramanlar gibi,
Al yanağında âmâ bir bahtiyar,
Aşka baharlar sunmuş diyar.
Yüreğin kendine meğer ne uzak,
Uzaklar yüreğinde kendine tutsak.
Özgür duvarlar içinden,
Yol verdi taşlar akınlara.
Kuruldu yoksul soframız,
Yangın iştahlı dağlara.
Başladık hayata yeniden,
Dal budak düğümler içinden.
Tan yerinin umuda açılan,
Her biri uhrevî kandille işlemeli,
Göklerin en sakin bekçisi,
Güvercinler ve sen...
Saçların bir sarmaşık gibi dağılırken,
Bir o yana, bir bu yana,
Doğmuşuz gibi yeniden güneşin çehresinde,
Üsküdar'da deniz kokulu şekerler ellerinde.
Günün henüz en koyu ve penceresiz köşesinde,
yaşlı bir banka emanet sırtımız,
İstanbul sanki parlamış gözlerinde.
Ah şu tomurcuk yanakların,
Durmuyor zaman,
İyi kötü dinlemeden,
Esiyor başımda durmadan,
Bir an olsun dinmeden.
Hep yanımda biriktirdim gölgemi,
Uykusuz bir şafağın mahreminde,
Kızıl matemler uzaklaşırken,
Ufukların dalgalı yelesinde,
Her şeyin çizgisiyle kaim,
Vakur bir gölgenin,
Karanlığa direnen yorgun bedeninde,
Bir ben kaldım geriye,
Meyveleri can yakan,
Yelkeni yırtık darağacından,
Bir ben kaldım geriye.
Atılan her taş,
Sırtımla tanışmadan,
Sonunda
Uyudu göğsümde büyüttüğüm
Hisli ve renkli çocuklar
Şakaklarımdan soyuldu ruhum
Ruhum kurtuldu canımdan
Bilmezdiniz böyle günlerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!