İçin için yanmaktayım, korlandı gül arzumanım;
Ağyar bilmez bu yangını, gönlümü basar dumanım...
Ne dündeyim ne yarında, ne enlem ne de boylamda,
Bakışlarım tepkili kuma buz geren cama;
Aslına öykünerek buza kum seren cama…
Pişip ayazlanınca, sırtı sıvazlanınca,
Eşkâlim sızlanınca melal tüküren cama…
Umut teri, göz nuru, yapma melal çiçeği,
Sarı, mor renkleriyle arlı özlem bezeği;
Gizlenen sevgiliden gizemli dışa vurum,
Karşı yan pencerede yar emsal güz dileği...
Gözlerinde buz kesmiş de gönül terinin jalesi,
Direnç aşı güz gülüne saçları matem hâlesi;
İçinin çığlıklarıyla kalbine kabir kazarken
Muhatabına malumdur sır sitem sagu nâlesi...
Aşkı kim anlamış bir bilen var mı?
Varsa da bilgisi dile uyar mı?
Bilfarz uysa bile, söz içre beste
O sır titreşimi kulak duyar mı?
Zamansız bir tutumlanış
Aslımızı ele verdi...
Yaktı, yandırdı tavında
Külümüzü yele verdi...
_________________Cananın gün batımı
_________________Cana gece bilesin! ..
Dem bu dem sılanın gün batımında,
Övgünü başa kakma dostların darılmasın;
Yerdiklerin yerince yüreğin burulmasın;
Sohbet münakaşaya evrilirse munis ol,
Sözünü yeğni söyle dişlerin kırılmasın !..
O güzeller güzeli gönlümde bir izdüşüm,
Üç boyut içten alkım, ne yapsam ele gelmez;
Erkini, görkemini övmekten sakınırım,
Meçhul dilberliğini özgeler bilebilmez...
Gizem içre sır beste,
Adalet kefesinde gülle gibi bir umde:
Zalime ram olanın payı vardır zulümde;
Mazluma destek için daha ne bekliyorsun?!
Emanet bil ömrünü, senin değil ölüm de!..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!