İki göğsümün ortasında ince bir acı,
Sanki bir şey tırmalıyor yüreğimi.
Ve hiç dinmeyen ağlamaklı bir ses,
İçimde bitmek bilmeyen bir mırıltı...
Bir baktım ki, küçük bir kedi,
Tatlı mı tatlı, tıpkı senin gibi.
Ne ara kedi olup girdin yüreğime ,
Senmişsin meğer içimdeki o tatlı kıpırtı.
Seni sevmek işte böyle bir şey ,
Böyle saf ve böyle çocuksu ,
O koca gökyüzündeki bütün yıldızları,
Sığdırmak gibi yüreğimin içine,
Ve alıp seni ellerime ,
Beraber seyretmek gibi yıldızları ,
O saklandığın yüreğimin içinde.....
Belki de aşk dedikleri budur ,
Sessiz sedasız gizlice girebilmek bir yüreğe ,
Açık bırakmak belki de , yüreğinin penceresini ,
Senin gibi , masum bir yavru kediye ,
Dinlemek belki de , o masum mırıltısını ,
Dışarıda kopan kızılca kıyamete inat, ,
Mışıl mışıl uyuyan ,masum bir yavru kedinin....
Artık çok zor sevmek masumca ve de sevilebilmek ,
Aşk artık ,sadece bir savaş ,sadece bir korku ,
Herkes saklıyor kalbini , birbirinden,
Bütün kalplerin penceresinde , korkuluk dolu ,
Ve bütün kalpler param paça parçalanmış ,
Her yerleri yara bere , pençe izleri ile dolu,
Belki de aşk dedikleri budur ,
Masum bir kedinin , tırmalamasıdır yüreğini ,
Ve senin tebessüm edebilmendir , o ince tatlı acıya,
O koca gökyüzündeki bütün yıldızları,
Sığdırabilmektir yüreğinin içine ,
Dışarıda kopan o kıyamete inat,
O yıldızları sayarken beraber ,
Uyuyabilmektir birbirine sarılarak belki de masumca......
Kayıt Tarihi : 11.09.2026 14:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!