Yol Şiiri - Merih Koçali

Merih Koçali
86

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Yol

Bir yol vardır,
daha adı koyulmadan başlar.

Bir kapı açılır sabahın içinden,
ayakkabının altında ilk defa
dünyanın sertliğini duyarsın.

Kaldırımlar uzar önünde,
sokaklar birbirine eklenir,
bir ev küçülür arkanda,
bir pencere uzun süre
ardından bakar.

Sonra yollar çoğalır.
Bir okul bahçesine kıvrılır biri,
bir başkası uzak bir şehre,
bir başkası omzuna üniforma almış
genç bir adamı
memleketinden koparıp
bilmediği dağların ardına götürür.

Bazı yolların tabelası yoktur.
Bir çift göz çıkar karşına,
yol birden yön değiştirir.
Kalbinin ortasından
ince, aydınlık bir patika geçer.

Bir ev görünür uzakta;
bacasından akşam tüter,
kapısında bir çift ayakkabı,
mutfakta iki tabak
birbirine yakın durur.
İşte sevda bazen
böyle bir yoldur.
İki kişilik bir eve çıkar,
perdesi akşamüstü kapanır,
çaydanlık susmadan kaynar
ve dünyanın bütün uzaklıkları
bir sofranın iki ucunda
birkaç karışa iner.

Sonra…
Her yol aynı kalmaz.
Kimi taşlanır,
kimi yağmurdan yarılır,
kimi yıllarca kimsenin geçmediği
bir dağ yamacında
otların altında kaybolur.
Kimi yolun başında
çiçek vardır,
sonunda uçurum.

Kimi yolun başında
hiçbir şey yoktur,
ama yürüdükçe
ufuk genişler.

Bazen yanlış sokağa girersin.
Bir tabela görürsün,
dönersin.
Döndüğün yerde
başka bir şehir başlar.

İşte çıkmaz yollar böyle doğar;
bir anlık dalgınlıktan,
bir kırgınlıktan,
bir “buradan da gidilir”
yanılgısından…
Ama yol
hiçbirine darılmaz.
Sen ağlarsın,
o uzanır.
Sen beklersin,
o uzanır.
Sen “buraya kadar” dersin,
bir taşın ardından
yeni bir viraj çıkar.
Çünkü yolun
senin hesabından haberi yoktur.
Ne kaybettiğini bilmez,
neyi beklediğini bilmez.

Kırılmış bir bavulu da taşır
çiçek kokan bir arabayı da.
Bir cenazeyi de sessizce geçirir
aynı virajdan,
bir düğün konvoyunu da
aynı gün batımından.

Bir annenin pencerede
yol gözleyen ellerini de görür,
bir babanın kapının önünde
ayakkabı sesini bekleyen
sessizliğini de.
.
Uzakta bir kamyon geçer,
farları gecenin içinden
iki sarı dua gibi süzülür.

Yol beklemek için yapılmamıştır.
Yokuş çıkar.
Nefes ağırlaşır.
Viraj sıkılaşır.
Sis iner.
Bazen gökyüzü
sanki bütün kapılarını kapatır.
Ama sisin de bir ömrü vardır.
Bir yerden sonra
dağ yeniden görünür.
Bir yerden sonra
yol düzelir.
Bir yerden sonra
önünde geniş bir ova açılır.

Yolun kötü gitmesi diye bir şey yoktur.
Kötü olan
bazı günlerdir.
Kırılan
bazı kalplerdir.
Kapanan
bazı kapılardır.
Yol ise…
yağmurdan sonra
çamurun içinden bile
kendine bir geçit bulur.

Bir dere taşarsa
köprü kurulur.
Bir dağ yükselirse
tünel açılır.
Bir kapı kapanırsa
başka bir patika belirir.

Kimi yol bir sevdaya çıkar.
Kimi bir çocuğun
“baba” diye koştuğu eve.
Kimi yıllardır görmediğin
bir dostun omzuna.
Kimi bir mezar taşına.
Kimi kendi içine.

Ve bütün bu yolların
üzerinden geçerken
ayakkabılarımız eskir,
ellerimiz nasır tutar,
saçlarımıza karlar düşer.

Bir gün
artık daha yavaş yürürsün.
Dizlerin değil,
zaman yorulmuştur sanki.
Uzakta bir yol daha görünür.
Diğerlerinden farklıdır.
Ne tabelası vardır
ne kilometresi.
Ne dönüşü gösterir
ne başka bir yere sapar.
Sessizdir.
Dümdüzdür.
Gün batımının içinden
ince bir ışık geçer.
Bütün tali yollar
orada susar.
Bütün şehirler
orada küçülür.
Bütün bavullar
ellerden iner.
Ve son nefesin
bir yolcunun cebinden düşen
küçük bir bilet gibi
avuçtan kayarken,
ardında yürüdüğün bütün yollar
birbirine eklenir.

Çocukluğun,
sevdan,
evin,
askerlik yolun,
gurbetin,
dönüşlerin,
yanlış sapakların,
kaybolduğun geceler…
Hepsi
aynı yola bağlanır.

Sonra…
Dünya arkanda kalır.
Bir viraj daha dönülür.
Tali yollar susar. Şehirler küçülür. Gökyüzü biraz daha yaklaşır.
Ve ilk defa asıl yola girersin.
Bu kez gideceğin yeri sen seçmezsin.
Yol seni bilir.
Çocukluğundan beri yürüdüğün bütün yollar, bütün ayrılıklar, bütün kavuşmalar, bütün yanlış sapaklar birbirine eklenir.
Ve anlarsın;
Hiçbir yol boşa çıkmamış.
Her yol, bir başka yoldan geçerek aynı menzile varmış.
Son nefes bir kapı gibi aralanır.
Bütün yollar orada susar.
Bütün adımlar orada tamamlanır.
Ötesinde yol yoktur artık.
Sadece varış vardır.

Merih Koçali
Kayıt Tarihi : 1.09.2026 22:56:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


“Bir ömrün bütün yollarını, bütün sapaklarını ve bütün kayboluşlarını tek bir menzile bağlayan şiir.”

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!