YETMİŞ İKİ MİLLET
Özle barış yaşayıp, kendisini sevmeyen,
Yetmiş iki milleti, nasıl sevsin bu insan.
Kendini çok beğenmiş, hep benim, benim diyen,
Alemi nasıl sever, uygar yaşar bu insan.
Özde barış yaşadı, Yunus kendini sevdi,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




kutlarım sizi yurtsever arkdaşım.YUVASIZ KUŞ
Özde barış yaşadı, Yunus kendini sevdi,
Yaratandan ötürü, kullarını hoş gördü.
Genç yaşta edeplenip, olgun kemale erdi,
Kamu âlemi sevdi, barış yaşadı Yunus.............// Yine her zamanki tadinda,duygusuyla,kurugusuyla,konusuyla cok anlamli mesajlar veren degerli calismanizi ve degerli sahsinizi yürekten kutluyor,selam ve saygiloarimi iletiyorum..
İnsana zulmedersek, en günahkâr bir kuluz.
o yürekten his edip insanlığı kendine kabe eden gönüllere selam olsun....kutlarım.ant.listemde.saygılar.
Biz sadece kendi milletimizi bile değil kendi milletimiz içinde bize benzeyenleri., bizim gibi düşünenleri., dünyaya bizim gözümüzden bakanları severiz... Bugün huzur içinde (!) olmamızın., dünyanın insana sunulmuş nimetlerinden kardeş-kardeş., insanca yararlanabiliyor (!) olmamız da bu sayede oluyor işte...
Kaleminize sağlık sayın Fahri Bulut...
'Tek Tanrı' ya inanan, sever tüm insanları,
Ne olursa olsun der, inancı, dini, ırkı.
Sevgi ve hoşgörüdür, Yunus olmanın farkı,
Kâinatı sevdi de, ondan pir oldu Yunus. '
Muhteşem dizeler Sn:Bulut,sizi içtenlikle kutluyor eserinizi listeme alıyorum.Saygımla...
fahri hocam herkes yunus olamaz ammay unus gibi olmaya çalışmakta bir erdemdir şeref haysıyet ve onuru düşünmeyen gurur ve kibire kapılan riyakar haramzadeler yunus olabil rmi kendisinden başka kmseyi sevemez böyleleri sununda kendi kibrleirnde boğulurlar kutlarm anlamlı ve eleştiri yapan şiirniz ve güçlü kaleminizi
Yunus odaklı hümanist bir şiir.Çünkü 72 milleti kapsamak mükemmel bir eşitlik demektir.Bu da sıradan ya da cahil insanlara özgü bir durum olamaz.Kutlarım öğretmenim.Saygılar.
fahri hocam herle syunuz olamaz ammayunus gibi olmaya çalışmakta bir erdemdir şeref haysıyet ve onuru dğşğnmeyen guru be kibşr ekapılan rikar haramzadeler yunuz olabilrmi kendisnden başka kmseyisevemez böyleleri sunuda kendş kşbrleirnde voğulurlar kutlarm anlaml ve eleştiriyapan şiirniz ve güçlü kaleminizi
Bu şiir ile ilgili 9 tane yorum bulunmakta