Firavun amelli de baş firavundur firavun halde arşta sürekli soy ebedi saltanat malını yemek afatsız ölüm hayvana yem olmamak yoktur
Firavunsuz amelli de baş firavunsuzdur firavunsuz halde arşta sürekli soy ebedi saltanat malını yemek afatsız ölüm hayvana yem olmamak çoktur
Sedat hünkar
(Karamecnun)
..
sağ elime dünyaları soyarım
sol elime alemleri koyarım
şişiririm midemi,yedikçe doyarım
tanrım beni,yemek için yaratmış
gözümün gördüğünü elimle tuttum
oruç,diyet nedir? hepsini unuttum
..
Gol Yemek İstemeyen
Hayat, gördüğü boşluklara hemen bir gol atar.
Gol yemek istemeyen, kalesini iyi tutar.
Berlin, 12 Nisan 2012.
..
Medeniyet dedikleri, çatal ile kaşık;
Yemek aynı yemek, artan ise bulaşık...
..
Alacağın Nottur!
Lezzetini veremediğin bir yemek, yemek değil, ottur.
Milletin önüne ot sürersen, sıfır; alacağın nottur!
Berlin, 22 Aralık 2008.
..
GÜÇLÜ KADINLAR
Güçlü kadınlar vardır,her işlerini kendileri halletmeye çalışan.Anne babaları tarafından böyle yetiştirilen.Onlar kendi paralarını kendileri kazanmak isterler.Evdeki tüm tamirat,tadilat işlerinden anlarlar.Bir erkeğe mecbur kalmadan da hayatlarını devam ettirebilirler.Faturalarını kendileri yatırırlar.Hemen hemen tüm işlerini kendileri yaparlar.Hatta etraflarının yükünü de üstlenirler.Özgürlüğü severler,dik durmayı da,güçlüdürler çünkü...
Aşık olduklarında hissederek yaşarlar.Aşklarına kurallar koymadıkları gibi büyük beklentilere de girmezler.Sevdiklerine problem çıkarmazlar.Bütün gün çalışıp durduktan sonra,akşamları yorgun da olsalar sevgilileri buluşalım dediğinde,hemencecik hazırlanıp sevgililerinin onları evden almalarına gerek kalmadan,o her neredeyse onun olduğu yere giderler.
Çoğu zaman sevgililerinin ya da kocalarının haberi bile olmaz yaşadıkları sıkıntıdan,yansıtmazlar çünkü.Para var mı,işyerinde sıkıntı mı oldu,birine canı mı sıkıldı,hiç bunlarla yormazlar birlikte oldukları erkeği.Çünkü istemezler kimse onlara acısın.
..
Boşuna dememişler:
Bir insanın karakteri, üç ortamda belli olur diye..
İçki masası, kumar masası, seyahat…
Daha bir çok ortamda da belli olur ya, öyle demişler..
Bence içki içilmese de, bir yemekte bir araya gelmek,
Az çok belli eder, o masayı paylaşan kişilerin karakterini..
..
Yemek Kokusunu Duyduğunda De
Bir lokantanın yanından geçerken veya bir yemek kokusunu duyduğunda de:
Ey açları doyuran, açıkları barındıran Allah'ım, hamdolsun nimetine!
Berlin, 3 Kasım 2012.
..
Helal olsun isterdim,
Komşudan gelen yemek,
Demek helal değilmiş,
Bedelsiz yemek yemek...
Düşünmüş göndermişler,
Şahsımın huyu değil,
..
Sevgili dostlar kısa bir süre önce görev yaptığım küçük, şirin ilçeden tayinim çıktı ve yaklaşık 3 aydır beni zaman zaman boğan, çileden çıkartan İstanbul da görev yapıyorum.Doğduğum şehre önyargılarımı da yüklenerek geldiğimden mi? yoksa gerçekten bu şehirde insanlara sırf insan oldukları için değil de statülerinden dolayı değer verildiği için midir bilmiyorum pek çok noktaya takıldım. Örneğin görev yaptığım kurumun yemekhanesinde insanların oturup yemek yiyecekleri yerler bile buna göre belirlenmiş.Bir tarafta mühendisler diğer tarafta memur, işçi ve öğrenciler yemek yiyor; yada evden işe işten eve giderken kullandığımız servislerde bile sadece mühendis oldukları için uygulamaların doğru mu? yanlış mı? olduğuna bakılmaksızın bazı insanların kaprislerine göre hareket ediliyor. Peki neden bu küçük dağları ben yarattım havası. Bizleri yaradan yüceler yücesi bile kulları arasında ayrım yapmazken neden insanlar bu şekilde hareket ediyor. Neden bazı insanlar haklı olsalar bile güçsüz oldukları için eziliyor ve bu duruma bir gün dur diyebilecek miyiz? . Aylardır aklımda aynı sorular dönüp duruyor. Demokrasiden, eşitlikten bahsedip övündüğümüz bu kutsal topraklarda kanlarını bizler için akıtan, mücadelede tek bir yürek haline gelen şehitlerimiz işçi, memur, mühendis, doktor evladı değil mi? yoksa onlarda günlük hayatlarında ikinci sınıf insan muamelesi görmüş dışlanmış kimseler mi? . Hayır elbette değil bu vatan uğruna canını feda eden aslanlar da bizim gibi ve biz sadece savaşırken değil günlük hayatımızda da bunu fark ederek bunu özümseyerek memur, işçi, mühendis vb. ayrımı yapmadan yaşamayı öğrenmeli birlik olmalı ve dünyamızı daha iyiye güzele doğru değiştirmeliyiz. Şimdi size sormak istiyorum bulunduğu mevkiin nimetlerinden yararlanırken diğer insanları ezen onları yok sayan kişi bir gün bulunduğu konumu kaybeder ve tek başına kalırsa bundan dolayı yıkılmaz mı? .Bence yıkılır peki bu insan alçak gönüllü olmadığı için bu durumu hak etmiş olmuyor mu? Elbette oluyor.Ama gönül ister ki ne şimdi gözlerini hırs bürümüş, küçük dağları yarattığını sanan ve mevki sahibi olmayı başarabildiği için insanları hor gören kişiler ne de hayatı boyunca ezilmek zorunda kalanlar yıkılsın.Tüm bu insanlar basit bir günaydını bile birbirlerinden esirger hale gelmesin.Çünkü aslolan insandır………
..
Lazım olana
Teknoloji çok kolaylıklar getirdi, eskide ekinler yerine göre tırpan veya orakla biçilirdi, gerçi tamamen bitmiş değil, bu gelenek azda olsa devam eder ya.
Bir köylünün üç tane biçilecek tarlası varmış,tırpancıların toplandığı yere gitmiş, birisiyle anlaşmışlar gelmişler tarlanın başına, köylü sormuş tırpancıya, bu üç tarlayı ne kadar zamanda bitirirsin? .
Tırpancı demiş ağam parmakla göstererek, bu gün şunu da biçerim, şunu da biçerim, şunu da biçerim demiş.
Köylü sevinmiş peki demiş.
Tırpancı işe başlamış öğleye kadar, baya da yorulmuş iyi bir yemek gelse de yesek diye düşünürken, yemek gelmiş.
..
Üçlü yemek yediler efendiler dün gece
Bu malum hükümeti bağladılar haraca
Eroin taşır kamyon dokunulmaz araca
Üçlü yemek yediler efendiler dün gece
Haydı çözün dostlarım işte size bilmece
..
Ev işlerimiz bitmez ama nereye kadar,
İnan yoruluyoruz ta akşamlara kadar…
Mutfak yine bozuldu güya yemek yapıldı,
Kocaman kerevizden bir yemek hazırlandı…
Üç adet havuç varmış bir adet de patates,
..
bır kadın...
Bir gün hayat denizinde yola çıkmaya karar verdim. Sonu ne olursa olsun.Ya bu gemi batacaktı ya da en mükemmel biçimde seferlere devam edecekti...ilk gün hava çok güzeldi..Tanrım ben daha önce neden bu yolculuğa çıkmadım diye pişman oldum..O kadar mutluydum ki güneşin sıcağı,martı seslerinin uğultusu,yosun kokusu vs. hiç bir şey beni olumsuz düşünmeme sebep olmuyordu.Gecenin zifiri karanlığındaki yıldızların parlaklıkları o kadar gözüme güzel görünüyordu ki..Bunu sen mi dedin! ..ilk defa kendi deniziminde fırtına başladı.Aman Allah'ım bu nedir dedim? Bir ses daha dur bu nedir ki dedi..Bekledim sabır etim.Bu da geçeçekti nasılsa..dedim ama fırtına yağmura yerine bıraktı..Gökten boşalırcasına yağan yağmura inat ben de ağladım..Neden! Neden ama ben daha yeni denize çıktım.İlk seferimde bu aksilikler beni mi buldu diye..İsyan etmek istemedim ama dayanamadım..YA SABIR dedim...Biraz gemiyi dinlendirmek için bir limana yanaşayım dedim..Yaklaşamadım uzaktan baktım..Yola devam dedim..Buna da şükür dedim..Bir de baktım ki korsanlar çıktı karşıma..Gemimi batıracaklar dı az kalsın..AMAN ALLAH yardım dedim..Bu sefer sesimi duydu belki de acıdı..Gökyüzüne başımı kaldırdım ve bağırarak ona seslendim'BENİ DÜŞÜNDÜĞÜN ANLAR DA OLMASA HALİM NE OLUR DU'....Hayat bu..Daha nelerle karşılacaktım.Hani bir söz vardır ya 'neydim değil...noldum değil..nolacağımı ALLAH bilir'..Çekemiyeceğimiz yükü omuzlarımıza yüklemesin...Hayat bir deniz biz de kendi gemimizin kaptanıyız..Bir Kadın Çocuktur Aslında. Çocuk gibi davranmayı sever. Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını. Ama aynı zamanda hiçbir kadın çocuk muamelesi de görmek istemez. Söylediği şeyler çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister. Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz... Bir Kadın Güçlüdür Aslında. Bir Kadın Çocuktur Aslında. Çocuk gibi davranmayı sever. Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını. Ama aynı zamanda hiçbir kadın çocuk muamelesi de görmek istemez. Söylediği şeyler çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister. Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz... Bir Kadın Güçlüdür Aslında. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha çok kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güce sahip olduğunu görecektir. Ancak kadını gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar... Bir Kadın Sevgidir Aslında. İçinde her zaman olağan üstü bir aşk taşır. Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir ve birisini ya da birşeyi sevmezse de onu asla sevmesi içinzorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette. Bunun nedeni ise dizginleyemedikleri 'acımak' duygusudur... Bir Kadın Yalnızdır Aslında. Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz... Bir Kadın Çılgındır Aslında. Neler yapabileceğini hemcinsleri dahi hayal edemez. Yaratıcılığının sınırı yoktur. Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz yaratıcılığını. Sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır... Bir Kadın Hayattır Aslında. Çünkü hayatın içinde olan her
şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz? Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız ne yazık ki yaşamıyorsunuz Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha çok kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güce sahip olduğunu görecektir. Ancak kadını gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz.
Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar... Bir Kadın Sevgidir Aslında. İçinde her zaman olağan üstü bir aşk taşır. Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir ve birisini ya da birşeyi sevmezse de onu asla sevmesi için zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette. Bunun nedeni ise dizginleyemedikleri 'acımak' duygusudur... Bir Kadın Yalnızdır Aslında. Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz... Bir Kadın Çılgındır Aslında. Neler yapabileceğini hemcinsleri dahi hayal edemez. Yaratıcılığının sınırı yoktur. Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz yaratıcılığını. Sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır... Bir Kadın Hayattır Aslında. Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz? Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız ne yazık ki yaşamıyorsunuz benımıcın bır kadın anatomısı boyle
..
Karnım çok aç ve vaktim çok az.Koştur, koştur; sonunda bir burgerci bulabildim.Fazladan hardal sos olsun, mm biraz marul ekleyin lütfen ve bir de ranch sos...Teşekkürler.
Günlük koşuşturmalarımız arasını da geçin beri yana gelin şöyle.Artık ne zaman acıkırsanız acıkın, yeri de ne olursa olsun, yemek yapmaya hiç vaktiniz yoksa, yemek yapmayı becerememek ile üşengeçliği çift kaşarlı ısmarlıyorsanız ya da hergün dışarıdan yiyecek kadar zenginseniz, kapısını mutlaka çaldığınız, aradığınız bir büfeci, burgerci, pizzacı vb. vardır.
Doğrudur, pek vaktimiz yok bunca dosyanın, raporlamanın, evrakın arasında Kızarmış Pekin Ördeği yapmaya ya da şişleri mangala dizip yanına çoban salatası ekleyip afiyetle yemeye.Bu şartları biz yarattık.Deli gibi koşturmanın gereksiz haz verdiği ve görünürde çok iş yaptığı izlenimi ve etiketi veren, sakız gibi uzayan mesai saatleri ve sonunda ortaya hiçbir şey yapılmadığı ya da bir türlü tamamlanamadığı durumunu ortaya çıkan çalışma hayatının yanı sıra yahu biz niye debelenip duruyoruz, önce sağlık deyip spor salonlarına koşuşturan güruhun en sadık artçısı fast food gıdalardır.Büyük bir iddia ile söylüyorum.Yahu kardeşim sen ne atıp tutuyorsun öyle de diyebilirsiniz.Haklısınız! Ben sadece elime geçenler fazla ağırlık yapmasın diye atıyorum, tutabilene acı vermez.Niyetim kafa göz yarmak değil.
İnsan hali acıkıyoruz.Gerçi ramazan ayının henüz başında pes etmiş izlenimi vermek istemiyorum.Bedenen tokum, ruhen tokum ama beynim biraz tarifleri karıştırmak istedi.Son yıllarda o kadar çok yiyecek mekanı açıldı ki, yakında bir apartman dolusu restoran ya da cafe sahibi insan olacak.Düşünsenize konu-komşu birbirine yemekleri ile hava atıyor, caka satıyor, dedikodu yapıyor.
..
Aşar toplayan kişi.
Aşarcı olma durumu.
Ondalık. Yemek pişirmeyi
Meslek edinen kimse.
Satan kimse.
Yemek yenilen dükkan,
Aşevi, lokanta.
..
Ben yemeye doymadım
Tekrar yemek isterim.
Tadına doymadım ben.
Tekrar yemek isterim.
Dosta hediye saldım,
Seni yemeye daldım,
..
Ekin ekmek,
Birkez yemek...
Dostluk ekmek,
Bitmez yemek...
01.09.2006
..
Benim yaşlandığımı düşündüğünuz gün (ki yaşlı olmayacağım) , Sabırlı olun lütfen ve beni anlamaya çalışin… Yemek yerken üstümü kirletirsem… üzerimi değiştirecek gücüm yoksa… lütfen sabırlı olun. Benim size birşeyler öğretmek için sizinle ilgilendiğim zamanları hatırlayin... Sizinle konuşurken, sürekli aynı şeyleri 1000 kere tekrarlıyorsam… sözümü kesmeyin… beni dinle. Siz küçükken, uyuyana kadar size aynı hikayeyi 1000 defa tekrar tekrar okumak zorunda kalıyordum. Banyo yapmak istemediğimde; Beni utandırmayin yada azarlamayin… Sizi banyoya götürmek için icad ettiğim küçük yöntemlerimi ve oyunlarımı hatırlayin…
Yeni teknolojiler karşındaki cahilliğimi görürseniz… bana zaman tanıyin ve beni yüzünde alaycı bir gülümseyle izlemeyin…
Bazı zamanlarda unutkan olursam yahut konuşmalarımızda ipin ucunu kaçırırsam… lütfen hatırlamam için gerekli zamanı bana tanıyin… eğer hatırlayamazsam, sinirlenmeyin… çünkü asıl önemli olan benim konuşmam değil, sizin yanınizda olabilmem ve sizin beni dinliyor olmanizdır. Ben size bir sürü şeyi nasıl yapacağınızi gösterdim… İyi yemek yemeyi, iyi giyinmeyi… yaşamı göğüslemeyi… Eğer birşey yemek istemezsem, baskı yapmayin bana. Ne zaman yemem yada yememem gerektiğini ben gayet iyi bilirim. Ve yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde... … bana elinizi verin… Tıpkı, benim size ilk adımlarını atarken verdiğim gibi.
Ve birgün artık daha fazla yaşamak istemediğimi söylediğimde… ve ölmek istediğimi… kızmayin… Birgün anlayacaksıniz… yaşamın; zevk alma değil artık idareten yaşama yaşı olduğunu anlamaya çalışin, Birgün şunu anlayacaksıniz, hatalarıma karşın hep sizin için iyi olanı gerçekleştirmeye çabaladıgimi ve sizin yolunuzu hazırlamaya çalıştıgimi Sizin yanınizda olduğumda üzgün,kızgın yada güçsüz hissetmeyin kendinizi Benim yanımda olmalısıniz, beni anlamalısıniz ve bana yardım etmelisiniz Yürümeme yardımcı olun… ve yolumu sabır ile, sevgi ile bitirdiyimde (öldüğümde)
son olarak sunu istiyorum sizden annenize iyi bakin anneniz once Allah"a sonra size emanet o cok iyi bir annedir ben yurtdisinda oldugumdan dolayi size iyi bir babalik yapamadim manevi acidan ama anneniz size hem annelik hem babalik yapti benim icin annenize iyi bakin.. sizi seviyorum cocuklar.. babaniz.
Benim için yaptıklarınızi, bir gülümseme ve senin için her zaman taşıdığım çok derin bir sevgi ile geri ödeyebilirim ancak..
..
Tabakta yemek
Vucutta hayat
Yemek sıcak
Hayat mutlu
Yemek bitmesin
Hayat sürsün
Sindire sindire ye
..



