Mavinin cilvesine kapıldım
Kuş cıvıltısına
Huzurlu rüzgarına şubatın
Bahar geldi bakışlarıma
Dallarımda tomurcuklar patladı
Adam gibi konuşalım bak
Davranamam bir şey olmamış gibi
Geniş değilim o kadar
Seni her görüşümde kahrolamam
Tebessüm edip yani
Uzanıp elini tutamam
Huzuru bulamaz gayret etmeyen
Dertsiz baş ateşsiz duman gibidir
Gönlünü acıyla hiç öğütmeyen
Buğdaydan arınmış saman gibidir
Her zaman böyledir bu gerçek sihir
Yüzümü tırmalar damlalar
Dalga dalga köpürürüm
Rüzgarın bitmez derdi benimle
Bulutlar korkutur beni
Şimşekler kızdırır
Aramızı açar fırtına dağlarla
Boğulmam işten bile değil
Denizinde çırpınıyorum
Yüzünün yüzünde yüzemiyorum
Derinlerine çekiyor beni bakışların
Kılıçbalığı sanki gamzelerin
Bu dünyanın hali nedir
Gelen ağlar giden ağlar
Doğan da bir ölen de bir
Gelen ağlar giden ağlar
Kimi zengin kimi yoksul
Dallar yeşersin diye toprağa düşenlere…
Yüzüme değme dur sataşma rüzgâr
Birikmiş gözümde kara bulutlar
Doğmasın o güneş kuşlar ötmesin
Yarım asır sanki geçen her bir gün
Geceyi yenecek seher eminiz
Nişanlandı zafer yarınlar düğün
Rüzgarla gelecek bahar eminiz
Günbegün arttı hep gecekondular
Güzeller güzeli incecik belli
Korktum soramadım yaşını senin
Çift çift yaratır Hak sen teksin belli
Kimseler göremez eşini senin
Neden ince boynun böyle bükülür
Sönmüş bir yangındı sanki gökyüzü
Gitgide ufalıyordu yıldızların közü
Yarım ay sönmek üzere olan son cılız alevdi
Bulut parçalanmış karamsar bir devdi




-
Sadık Yiğit
Tüm Yorumlarsevgili dostum bende yazıyorum nacizane senin şiirlerini de okudum ve okurken bir çoğundan keyf aldım yüreğine sağlık şiirlerini imini kullanarak pay yapacağım