Yıpratır rüzgar deprem sarsar zaman gelip geçer
Diner fırtına üzme kendini artık sakın üzme sen
Kabuk tutar kanlı her yara demiştim ya sana ben
Bahar yağmurunu gözlerinin rengindeki toprak içer
Ne mavi denizlerin sığ artık ne de bulanık ufkun dar
Yalnız değilsin bu zorlu kavgada artık bir yoldaşın var
Benim toprak gözlerine sevgiyi eken adam
Kirpik halinde yeşerdi kapkara sevdam
Sonra sen yeşerttin umudumu gözyaşınla
Kirpiklerin serpilip çoğaldı iki kalem kaşınla
Sevda ölümlerden beter derdi var dermanı yok
Bir sultan ki şanı yeter zulmü var vicdanı yok
Hasret ateşiyle yakar baştan ayağa lav akar
Aşık cehenneme bakar narı var dumanı yok
Soldu kurudu köklerim
Yağmurları neyleyeyim
Kuma saplı yelkenliyim
Rüzgarları neyleyeyim
Dönüşsüz taşlı yollarım
Yapraklar sararınca
Sen gelirsin aklıma
Ufuklar kararınca
Sen gelirsin aklıma
Yıldız çarpar gözüme
Gözlerin derinliğinde bir gizli batık olmalı
Hilal kaşların bu yüzden daima çatık olmalı
Aşkın sofrasında yürek acıktıkça doyar ancak
Hüznün kuru ekmeğinde yokluktan katık olmalı
Yüce dağlarda yaylalar
Soğuk rüzgarları yayar
Ömrüm bu kadarmış baba
Güz vaktinde gül tez solar
Yaz zamanı yaz zamanı
Sol göğsüme hapsettiğin kalbimi
Çarmıha gersen de kirpiklerinle çivileyip
Kar etmez
Kan revan içnde çırpınsa da
İsmini sayıklamak sevdasından kalbim vazgeçmez
Her sağanakta damlalar
Soğuk oklar gibi yorgun bedenime saplanıyor
Rüzgar yakıyor görünmez bir ateş gibi kirpiklerimi
Gözbebeklerimi gözyaşlarımda gizlice haşlıyor
Çivi gibi çakıyor her saniyeyi zaman
Şu üç günlük dünya hep mi yalancı
Yine de sırdaşı sen satma dostum
Dostluğu kaybetmek her şeyden acı
Sözümü yabana gel atma dostum
Yükümüzü omuz omuza taşıdık




-
Sadık Yiğit
Tüm Yorumlarsevgili dostum bende yazıyorum nacizane senin şiirlerini de okudum ve okurken bir çoğundan keyf aldım yüreğine sağlık şiirlerini imini kullanarak pay yapacağım