Y/anımdasın Şiiri - Mustafa Erkenekli

Mustafa Erkenekli
17

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

Y/anımdasın

____Karşımda duruyor cansız hayalin
____Bilmem ki nasıldır şimdiki halin…

..........

Eski bir fotoğrafla geçirdik bu akşamı
Dalıp gittik maziye, gezdik Fizan'ı, Şam'ı.

Bu bir sınıf resmiydi bahçedeyken çekilmiş
Hepimiz birer başak, ayrı ayrı ekilmiş.

Ön sıranın solunda öylece oturmuşum
Kim bilir sana dair ne hayaller kurmuşum.

Ortadaki sıranın diğer ucundasın sen
Fotoğraflarda bile ayrıyız seninle ben.

Düşünürken kalbimin atışı yavaşladı
Fotoğraf dile gelip anlatmaya başladı:

“Sabırlı ol, her şeyi anlatayım da dinle
İster utan kendinden ister övün kendinle.”

Evvela hatırlattı talihsiz buluşmayı
Senin bana yaptığın o kötü konuşmayı:

“‘Seni arkadaş gibi seviyorum’ demişti
Gönlünde biri vardı, sana söylememişti.

Mezuniyetten sonra sevdiğiyle evlendi
Düğününde herkesten daha fazla eğlendi.

Kalbi seninle değil sevdiğiyle birleşti
Deniz kenarındaki büyük şehre yerleşti.

Gayet güzel bir evde mutlu mesut yaşıyor
Kocasıyla beraber el ele dolaşıyor.”

Duyduğum bu cümleler bence gayet özeldi
Aklıma senin için ettiğim dua geldi.

Bedenimden ayrılan ruhum maziye gitti
Kendime geldiğimde fotoğraf devam etti:

“Bundan seneler önce vefat etti babası
Kansere yakalanmış kurtarmadı çabası.

Memlekete geliyor iki-üç senede bir
Gelir gelmez gittiği ilk yer oluyor kabir.

Değişse de bahçesi, binası, sağı-solu
Okula da uğruyor bazen düşünce yolu.

Gözleri pencereden içeriyi tarıyor
Belli ki o camlarda gençliğini arıyor.”

Gözyaşlarımla yıkıp gözümdeki bendimi,
Yine araya girdim tutamayıp kendimi:

"Dur!” diyerek haykırdım, “Biraz izin ver bana
Cevapsız kalsa bile birkaç sorum var sana.

Gençliğini ararken beni de anıyor mu?
Yoksa sevdiğim güzel benden utanıyor mu?

Kendisini sevenin unuttu mu adını?
Kopardı mı kalbinin kırılan kanadını?

Eriyip yok oldu mu alnındaki bezesi?
Ve hâlâ yanağında duruyor mu gamzesi?”

Acıyarak bakınca bakamadım yüzüne
O da bir şey demeden devam etti sözüne:

“Vazgeç artık bu aşktan ömür gitmez geriye
Geçmişi unutarak bakmalı ileriye.

Hayra yorulmaz düşü nasıl hayra yorayım?
Şimdi bana izin ver, birkaç sual sorayım:

Üstünden yıllar geçti halen unutmadın mı?
Bu imkânsız sevdayı kalpte uyutmadın mı?

Kocasıyla birlikte mutlu iken evinde
Sen neden yanıyorsun sevdanın alevinde?

Gelip de yıllar sonra dursaydı yamacında
Azalma olur muydu yürekteki acında?

Unut artık geçmişi zaman akıp gidiyor
Böylesi yaşamaya söyle kim hayat diyor?”

Ellerimin tersiyle silerek gözyaşımı
Konuşmaya başladım öne eğip başımı:

“Elbet geçmişe dönmek imkânsız biliyorum
Ona şimdikinden çok mutluluk diliyorum.

Fakat şu an karşımda gelip dursa bir anlık
Belki de son bulurdu ruhumdaki karanlık.

Habersizce yaşamak bu dünyanın en zoru
Onu görmüş olsaydım aklımdaydı şu soru:

‘Duydum ki yüreğinde hafiften bir sızın var
Oğlun olmamış amma iki güzel kızın var.

Benimle kuru soğan yesen de doyar mıydın?
Eğer oğlun olsaydı adımı koyar mıydın?’”

30.04.2020 - Malatya

Mustafa Erkenekli
Kayıt Tarihi : 2.09.2026 14:55:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!