Verdim Canımı Gitti

Mevlana Celaleddin Rumi
88

ŞİİR


238

TAKİPÇİ

Verdim Canımı Gitti

Nerde bir topluluk görürsen, tellal,
hiç durma, bağır:
kaçan bir kul gördünüz mü ey insanlar, de,
tertemiz kokan bir kul gördünüz mü,
ay parçası bir yüzü var,
baştanbaşa fitne.

Savaş vakti tez gider, de, tellal,
barış vakti uysal olur, de.

Nerde bir topluluk görürsen, tellal,
hiç durma, bağır:
ince boylu, güler yüzlü, tatlı sözlü,
tez canlı, çevik bir kul gördünüz mü?
sırtında bir al kaftan taşıyor.

Kucağında bir rebap, elinde bir yay var, de, tellal,
çaldığı hep güzel, hep sıcak havalar, de.

Nerede bir topluluk görürsen, tellal,
hiç durma, bağır:
onun bağından bir meyva devşiren var mı ey insanlar, de,
onun gül bahçesinden bir demet gül deren var mı?

İş ki çıksın bir habercik getirsin biri ondan bana, tellal
çıksın biri ondan bana bir şeyler desin iş ki,
söyle, verdim canımı ona gitti, tellal,
verdim ona gitti.

Mevlana Celaleddin Rumi
Şiiri Değerlendir
  • Doğa Fendi
    Doğa Fendi

    Mevlana'nın eserlerini yorumlayacak makama eremedik henüz :)

  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara

    Reh-i Mevlevide Galib bu sıfatla kaldı hayran
    Kimi terk-i nam u şane kimi i'tibare düştü

  • HaZ
    HaZ

    Güneş olup dünyana doğabiliyorsan,
    Her yeni güne, aydınlık umutlar katabiliyorsan,
    Sevgini tohum gibi saçabiliyorsan,
    Hayatı görerek ve hissederek yaşayabiliyorsan,
    Değme gitsin böyle bir halete
    Umutsuzluk dediğin nedir ki!
    Güneşe gölge olmuş, aydan öte

    Ne korkarsın,karanlığından
    Kurtul şu; karamsarlığından
    Bırak da ay korksun
    Senin aydınlığından...

    Günün şiirine tebriklerimle.

  • Buse Mavi
    Buse Mavi

    Gönül güzelliğinin aşk aynasında bütünleşmesi..

  • Dilruba Emine Genç
    Dilruba Emine Genç

    Aşkın 'biz' hali

  • Doğan Sezgin 3
    Doğan Sezgin 3

    çaldığı hep güzel, hep sıcak havalar, de.

  • Hikmet Çiftçi 1
    Hikmet Çiftçi 1

    MEVLANA’NIN GÜNEŞİ, AYI, YILDIZI…

    Malumunuz olduğu üzere Mevlana’nın güneşi Şems (güneş)’tir.
    * “Şemsiye” kelime anlamı olarak, yağmurdan koruyan değil, güneşten koruyanadır. Güneşlik, güneşle ilgili…

    Günlerini, gecelerini birlikte geçirdiği bir Şems vardır, Mevlana’nın hayatında. Biri mah, diğeri şems olurlar, döner dururlar hal ile birbirlerinin etraflarında. Sanki tavafın bir şeklidir bu dönüşleri. Sanki Şems’in (güneşin) etrafında dönen dünyadır Mevlana… Hatta var olan her şey, hayat onun etrafında, belli bir ahenk ve çekim gücüyle dönerek varlığını sürdürmektedir.
    Dünyanın var oluş sebebidir, bu çekmeler, bu dönmeler. Biri olmadan diğerinin düzeni, akışı, varlığının anlamı bozulur. Sanki dengeler altüst olur.
    Ruhlar perperişan, gönüller sahipsiz, sevdasız, öksüz kalır…
    Şems’tir böylesi sevilen.
    Şemstir, gitmelerine hasret duyulan.
    Şems’tir, kavuşmak istenilen.
    Aradığı Şems’tir Mevlana’nın.
    Sorduğu, sordurduğu Şems’tir.

    Şems bir gidişinde, günlerce odasından dışarıya çıkmamıştır Mevlana. Yememiş, içmemiştir. Kimselerle konuşmamış, adeta hayata küsmüştür. Bu yüzdendir kızmaları, sitemleri…
    Bu yüzdendir, ruhundaki çekişmeleri, savaşmaları…
    Bu yüzdendir, kendini imtihana çekmeleri, sorgulamaları…
    Ruhuyla savaştadır, gönlüyle belalarda, cefalardadır…

    Şems’in tekrar dönüşünde, “Bir daha asla beni terk etme, hele ki habersiz çekip gitme!..” der ve onun gidişiyle ruhunun da gittiğini, kalbinin de boşaldığını söyler.

    Aslında Şems, İlahi sevgi için bir vesiledir.
    Öyle ki; Şems bedeninde, şems ruhunda kendini bulan Mevlana, onun yelinde rüzgâr olur, onun dilinde sevda olur, onun yolunda yol bulur.
    Yani Şems, Mevlana’nın İlahi aşk vasıtasıdır. Yol verenidir. Allah’a götürenidir…
    Onunla coşar ve aşılmazları aşar.

    Böylesi bir bütünleşmeye, böylesi bir halvete ve Allah’a ulaşma için coşup taşmaya vesile olan Şems’i, döne döne aramasın da Mevlana ne yapsın?

    Sema gösterilerindeki dönmenin temelinde de bu anlayış vardır. Birbirine ram olma, bir düzen içinde ahenkle dönme, birbirine uydu olup varlığı devam ettirme.
    Haktan halka uzanma…
    Yerden yücelere (göklere) erme…
    *
    Şiirde bir sıkıntı olduğunu göremedim.
    Sadece ilk bentin son dizesi kafaları karıştırıyor olabilir.

    “baştanbaşa fitne.”
    *
    Önemli olan bir kelimeye sadece bir anlamıyla bakmamaktır. “FİTNE” kelimesinin bütün anlamlarını dikkate alırsak ve hatta Kuran’daki anlamlarını da düşünürsek, sıkıntı olmadığı gün gibi açıktır.

    (FİTNE:
    Kur’ân’da; imtihan, deneme, şaşırtma, şaşırtıcı, günaha sebep olan, kargaşa veren, anarşi ve terör, karışıklık, bozgunculuk, harbe sebep olan, eziyet, kötülük, azap, eza, cefa, belâ ve musibet gibi değişik manalarda kullanılmıştır.)

    Buyurun, şimdi bir de bu gözle değerlendirin şiiri.

    Mevlana hoşgörü ve anlayışı yüreklerinizin açan gülü, ruhlarınızın esenliği olsun.

    2013 bütün insanlık âlemine;

    “Ne olursan ol, GEL!” sedasıyla kardeşlik ve barış getirsin.

    Dostça ve sağlıcakla…

    01 Ocak 2013
    Hikmet ÇİFTÇİ

    “GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ”

  • Osman Tuğlu 1
    Osman Tuğlu 1

    şiir yedi beyitten oluşan bir gazel,

    burada dörtlük mü beşlik mi şekil belli değil.


    Arada es geçilmiş bir beyit var, yakup- yusuf ayrılığına gönderme yapan.

    İslami unsurlar çeviri esnasında ayıklanmış sanki..

  • Osman Tuğlu 1
    Osman Tuğlu 1

    Ay yüzlü misk kokulu ortalık karıştıran bir köle ki
    Küstahlık zamanı hızlı yürür barış zamanında aheste

  • Osman Tuğlu 1
    Osman Tuğlu 1

    Ey tellal her kimi görürsen seslen sor
    Hiç kaçmış bir müslüman köle görmüş mü

TÜM YORUMLAR (20)