Bir tatlı burukluk biraz da umut,
“Eyvah”la, nostalji arasındayım.
Gün be gün çevreyi sarmakta sükût,
Ekim sonlarının Lara’sındayım.
Çatıya tırmanan pembe begonvil,
Bırakmış kendini hoyrat rüzgâra.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




ÜSTADIM,
0 GÜZELİM TASVİRLERDEN SONRA MUHTEŞEM FİNAL... NE GÜZEL ! YÜREĞİNE SAĞLIK. DİYORSUN Kİ :
'Kuşkusuz uyanır bir başka bahar,
Yine börtü böcek, rengarenk çiçek;
Şimdi içimizi korkular sarar;
“Gidip de gelmemek, gelip görmemek”
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta