Sarı otlar gibi boyun büktü kurduğumuz cümleler.
Ne söylesem eksik kalır bu saatten sonra,
Ne desem yarım...
Yüreğin o derin susuşunda saklıdır zaten en büyük veda.
Gözlerinin kıyısından süzülüp giden şu gurbet,
Sadece adımlarımı değil, içimdeki o çocuk baharı da aldı gitti.
Gönül dağının karı erimedi daha içimde,
Ama yol bitti Sevgili...
Bizim nasibimizin menzili buraya kadarmış.
Bilirim, insan insana nasip kadar yakındır, Ve kader, tebessümün ardına gizlenmiş o ince sızıdır. Ben sana dokunmaya kıyamazken bu koca dünyada, Şimdi gitmelerimi helal et bu yorgun toprağa. Sesini rüzgâra emanet ettim, gülüşünü yağmura... Göğsümün sol yanında bir oyuk gibi duracak adın. "Ayrılık da sevdaya dâhil" derler ya hani; Ben seninle tamamlandım, varsın eksilsin yarınlarım. Alın yazımızda durmak yokmuş seninle aynı durakta, Ama dualarımın kuytusunda adın fısıldanacak hep. Hoşça kal göğsümün ince sızısı,
Hoşça kal, içimde hiç soldurmadığım en güzel bahar...
Kasım AkbezKayıt Tarihi : 4.10.2026 23:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!