Vazgeçişin Kabri Şiiri - Ümit Tort

Ümit Tort
8

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Vazgeçişin Kabri

Bir gün senden vazgeçersem
ardımdan bir cenaze kaldırıldığını sanma.
Ben vedaları gürültüye teslim etmem.
Kapılar çarpılmaz ardımdan,
sözler havaya savrulmaz,
son bir cümle için dilim kapına dayanmaz.

Ben seni
sessizliğin en kuytu yerine gömerim.

Öyle bir yere ki;
ne yağmur erişir toprağına,
ne güneş ısıtır taşını,
ne mevsimler hüküm sürebilir üzerinde.

Yıllar geçer.

Şehirler eskir.
Sokaklar isim değiştirir.
Yüzler birbirini unutur.
Çocuklar büyür,
ihtiyarlar toprağa karışır.

Fakat sen,
benim içimde açılmış o karanlık çukurdan
bir daha çıkamazsın.

Adını taşlara kazımam.

Çünkü taş da fanidir.

Bir gün mermer çatlar,
harfler silinir,
kitabeler susar.
İnsan hafızası bile
kendi dününü inkâr edecek kadar nankördür.

Senin mezar taşın olmayacak.

Senin mezar taşın
benim susuşum olacak.

Ve o mezara
yalnız ben geleceğim.

Nadiren…

Belki bir kış gecesi,
gökyüzü eski bir yarayı yokladığında;
belki yıllardır kilitli duran
bir hatıranın kapısı
içimde ansızın aralandığında…

Ellerimde birkaç gül olacak.

Sana söyleyemediğim sözlerin
renginde güller.

Her biri,
vaktinde söylenmemiş bir cümlenin
gecikmiş kefareti…

Her biri,
içimde çürümeye terk ettiğim
bir duygunun son nişanesi.

Bırakacağım toprağına.

Sonra sulayacağım.

Kimse görmeden.

Çünkü bazı sevgiler
ölünce de teşhir edilmez.

Bazı aşklar
kalabalığın önünde değil,
Allah ile kul arasında kalan bir sır gibi
gömülür.

Sen bilmeyeceksin.

Bilmemelisin.

Çünkü insan,
kıymetini bilmediği bir şeyi
kaybettikten sonra tanısa bile
ona yeniden sahip olamaz.

Ben sana kalbimi verdim.

Sen onu
bir emanet gibi taşımak yerine
tüketmeyi seçtin.

Şimdi sitemim
yalnız sana değil.

Bir zamanlar sana inanan
o saf adama da…

Çünkü ben seni severken
bir ömür kurdum zihnimde.

Sen ise
bir ömrü
geçip giden bir mevsim sandın.

İşte mevsim geçti.

Ve sen hâlâ
baharın döneceğini sanıyorsun.

Dönmeyecek.

Bazı baharlar
bir daha gelmemek üzere gider.

Bazı kapılar
anahtarla değil,
kararla kapanır.

Ben kararımı verdim.

Başucuna bir çam dikeceğim.

Kökleri toprağın karanlığına,
dalları göğün sonsuzluğuna uzanacak.

Büyüyecek.

Ben yaşlanacağım.

Şehirler değişecek.
Sokaklar değişecek.
İnsanların yüzleri değişecek.
Benim yüzüm bile
bir gün kendime yabancı gelecek.

Ama o çam kalacak.

Bir zamanlar seni sevmiş olduğumu
benden sonra da hatırlayacak.

Rüzgâr dallarından geçecek.

Fakat adını söylemeyecek.

Çünkü bazı isimler
söylenmekten çıkar,
susulmanın hükmüne girer.

Ben de susacağım.

Seni sevdiğimi değil yalnızca;

sana kırıldığımı,
seni beklediğimi,
dönmeni umduğumu,
bir gün kapımı yeniden çalabileceğini düşündüğümü…

Hepsini susturacağım.

Çünkü bazı hakikatler
dile geldiğinde eksilir.

Ben seni
kelimelerin ulaşamayacağı
bir sessizliğe emanet edeceğim.

Sonra bir gün…

Hiç beklemediğin bir vakitte
beni hatırlayacaksın.

Belki eski bir şarkının içinde,
belki tenha bir sokakta,
belki yağmur altında
bir sokak lambasının titrek ışığında…

Kalbinin hiç bilmediğin bir tarafı
ansızın sızlayacak.

Ve içinden
tek bir cümle geçecek:

“Ben ne yaptım?”

İşte o vakit
ben çoktan gitmiş olacağım.

Ne öfkeyle…

Ne intikamla…

Ne senden bir açıklama bekleyerek…

Çünkü intikam
henüz içinde yaşattıklarının işidir.

Ben seni
çoktan içimdeki ölüler arasına kaldırmış olacağım.

Bil ki:

Ölüler affedilir.

Fakat
ölmüş bir sevgi dirilmez.

Asıl kaybın da bu olacak.

Bir zamanlar sana
kalbinin bütün kapılarını açmış
bir adamın,

artık
kapının önünde bile beklememesi…

Beni ararsan
bulamayacaksın.

Çünkü ben artık
senin bildiğin yerde yaşamıyorum.

Hatıranda belki bir siluetim kalacak.

Bir çift göz…

Bir ses…

Bir zamanlar sana bakarken
dünyanın bütün kederini susturan
bir adamın gölgesi…

Ama ben olmayacağım.

Ben,
sana ayrılmış tarafımı
kendi ellerimle toprağa vereceğim.

Ve üzerine toprak atarken
tek bir beddua etmeyeceğim.

Çünkü seni sevmiş olmak
bana kalan son merhametti.

Senden vazgeçmek ise
kendime ettiğim ilk sadakat.

Belki bir gün
beni yeniden kazanabileceğini düşüneceksin.

Düşünme.

Çünkü bazı kapılar
kilitlenmez.

Sadece bir daha açılmamak üzere kapanır.

Benimki de öyle kapanacak.

Bir gün yine geleceğim mezarına.

Güllerini sulayacağım.

Çamının gölgesinde
uzun uzun oturacağım.

Belki seni hatırlayacağım.

Belki yalnızca
bir zamanlar seni ne kadar sevdiğimi…

Sonra ayağa kalkacağım.

Ceplerimi yoklayacağım.

Sana götürecek
hiçbir şeyimin kalmadığını anlayacağım.

İşte o gün
gerçekten bittiğini bileceğim.

Çünkü insan
“vazgeçtim” dediğinde değil,

bir zamanlar uğruna
her şeyi göze aldığı insan için
artık hiçbir şey istemediğinde
gerçekten vazgeçmiş olur.

Ben o güne kadar
güllerini sulayacağım.

Çamını büyüteceğim.

Mezarını unutmayacağım.

Ama bir gün…

gelmeyeceğim.

Ve sen
hayatın içinde yaşamaya devam ederken,

benim içimde
çoktan bir hatıraya dönüşeceksin.

Kimsenin bilmediği…

Kimsenin bulamayacağı…

Üzerinde adın bile yazmayan
bir mezar olacaksın.

Belki de
hayatım boyunca taşıdığım
en ağır sessizlik…

Çünkü bazı insanlar ölmez.

Bazı insanlar
yalnızca bir kalpte
yaşama hakkını kaybeder.

Ben senden vazgeçtiğimde
sen ölmeyeceksin.

Fakat benim için
bir daha asla doğmayacaksın.

Ve işte o gün,

senin için hayat devam ederken
benim içimde
bir devrin son taşı yerine oturacak.

Ne bir çan çalacak.

Ne bir ağıt yükselecek.

Ne de ardımdan
bir mezar toprağı savrulacak.

Sadece ben bileceğim:

Bir zamanlar seni seven adam öldü.

Ve onun yerine
sessizliğiyle yürüyen
başka bir adam doğdu.

Senin haberin bile olmayacak.

Çünkü bazı ayrılıklar
iki insanın birbirinden gitmesi değildir.

Bir insanın,
kendi içinde bir başkasını
ebediyen susturmasıdır.

Ben seni susturacağım.

Sevgini değil yalnızca…

Sana dair bütün ihtimalleri.

Bütün dönüş yollarını.

Bütün “belki”leri.

Ve son kez,
kalbimin kapısına dönüp baktığımda
şunu söyleyeceğim:

Burada bir zamanlar bir aşk yaşadı.

Şimdi ise
yalnızca kabri var.

Adı yok.

Taşı yok.

Duacısı yok.

Fakat toprağı derin.

Ve ben…

Bir daha o toprağı kazmayacağım.

Ümit Tort
Kayıt Tarihi : 19.09.2026 22:03:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!