Seni artık anmıyorum;
Lâkin unutmak da değil bu…
İnsan bazı isimleri dilinden değil,
Ömründen çıkarır.
Bizim hikâyemiz bitti.
Buna itiraz edecek kadar
Acemi değilim artık.
Her son, biraz ölüm taşır içinde;
Her ölüm de insana
Kendi hakikatini öğretir.
Sana dair içimde
Ne bir kin kaldı,
Ne de dönmeni bekleyen bir kapı…
Kapılar kapandı.
Lâkin bazı odalar vardır;
İnsan ömrü boyunca
Anahtarını taşıdığı hâlde
Bir daha giremez.
Sen, işte o odasın.
Şimdi adını duyduğumda
Kalbimde bir yangın değil,
Derinden geçen bir sükût beliriyor.
Çünkü aşkın ateşi söner;
Fakat yaşanmışlığın külü
Kolay kolay savrulmaz.
Sana hakkımı helâl ettim.
Kendime de senden kalanları…
Fakat içimde bir şey var ki
Ne affa muhtaç,
Ne unutulmaya razı:
Bir ukde.
“Başka türlü olabilir miydik?”
İşte bütün meselem budur.
Ne sana dönmek isterim,
Ne geçmişi diriltmek…
Yalnızca bazen düşünüyorum:
Belki de bazı insanlar
Birbirlerine kavuşmak için değil,
Birbirlerinin hayatında
Derin bir iz bırakmak için gönderilir.
Sen benim için artık
Bir sevgili değilsin.
Ne bir bekleyiş,
Ne bir ihtimal,
Ne de yarına bırakılmış bir söz…
Sen, ömrümün bir yerinde
Adını koyamadığım bir sızıyla
Sessizce duran
Hükmü kalmış bir hatırasın.
Ve ben seni
Geri dön diye değil,
Bir zamanlar hayatıma değdin diye
Saygıyla anacağım.
Çünkü bazı vedalar
İnsanı küçültmez.
Bazıları insana şunu öğretir:
Sevmek nasip,
Vazgeçmek irade,
Unutmamak ise kaderdir.
Kayıt Tarihi : 1.10.2026 20:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!