Söyle bana usta söyle;
Çekiçle örs arasında kalan bir yürek,
Kaç darbeye daha dayanır?
Her vuruşta biraz daha ezilirken,
İçinde sakladığı sevgiyi nasıl korur?
Bir insanın yüreği bu kadar dövülür de
Yine de sevmekten vazgeçmez mi?
Söyle be usta söyle;
Demir ateşte kızarır, örste şekil alır,
Çekiç her indiğinde biraz daha değişir.
Peki ya insanın yüreği?
O da acılarla yoğrulup, İhanetlerle dövülüp,
Hayal kırıklıklarıyla şekil alırken,
Bir gün taşlaşmaz mı?
Hani derler ya, insan yaşadıklarından öğrenir diye…
Peki, her güvenişinde biraz daha kırılan,
Her inanışında biraz daha yaralanan insan,
Bir daha nasıl inanır?
Nasıl açar yüreğinin kapılarını?
Nasıl uzatır elini, yeniden bir başka ele?
Bir zamanlar sevdaya inanırdı bu yürek,
Bir çift güzel söze, bir bakışa,
Bir de gözlerin ardında saklı kalan samimiyete…
Ne büyük hayaller kurardı,
Ne güzel yarınlar düşlerdi.
Meğer bazı sözler dudakta kalırmış,
Bazı yeminler ilk rüzgârda savrulurmuş.
İnsan en çok da sonsuza dek diyenlerin
Bir gün arkasına bile bakmadan gidişine yanarmış.
Söyle be usta söyle;
Sevda ne yana düşer, ihanet ne yana?
Hangisi yüreğe dokunur,
Hangisi yüreği paramparça eder?
Bir insan sevdiği tarafından aldatılınca, Kaybettiği yalnızca bir insan mıdır?
Yoksa onunla birlikte Bütün güzel inançlarını da mı gömer toprağa?
Peki, güven dediğin nedir usta?
Bir kez kırıldığında yeniden birleşmeyen
Bir cam parçası mı?
Yoksa her kırılışında başka bir yerinden kanasa da Yine de birilerine inanmak isteyen
Yorgun bir yüreğin son umudu mu?
Ben sana demiri sormuyorum usta,
Ben sana insanı soruyorum.
Ateşte kızaran demir yeniden şekil bulur,
Örsün üzerinde dövülen demir yeniden biçim alır.
Ama ya yüreği kırılan insan?
Onun yarasını hangi ateş iyileştirir?
Hangi çekiç geri getirir kaybolan güveni?
Hangi usta onarabilir,
Bir daha sevmeye korkan bir yüreği?
Belki de insanın en büyük çaresizliği budur; Sevmekten vazgeçememek ama yeniden incinmekten korkmak…
Birine sarılmayı istemek ama
Kollarını açmaya cesaret edememek…
İçinde hâlâ sevgi taşırken,
Dışarıya suskunluğunu göstermek…
Söyle bana usta söyle;
Çekiçle örs arasında ezilen bir yürek,
Bir gün yeniden çiçek açar mı?
Yoksa her darbede biraz daha içine kapanıp,
Kendi sessizliğine mi mahkûm olur?
Söyle bana usta söyle …
Demiri döve döve çelik yaparsın da,
İnsanı vura vura nasıl insan bırakırsın?
Sevdayı öğreten hayat, İhaneti de mi öğretir insana?
Bir kez güveni öldürülen yürek,
Bir daha gerçekten sevebilir mi?
Söyle be usta söyle;
Hadi bana bir şeyler söyle usta susma söyle...
25,05,2025
Erokrates Erol GünerKayıt Tarihi : 4.11.2026 02:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!