Yolda görsem selam vermek istemem,
Kolay kolay kimseye kin beslemem,
Gözlerime gözün deysin istemem,
Nefret ile bakıyorsun birader.
İcki sende, kumar sende, kin sende,
Gözüme perdeler indi inecek,
Kederim, gözyaşım hepsi dinecek.
Yok mu tabutuma omuz verecek?
Hoşça kalın dostlar, vakit bu vakit.
Güz vakti de yakışır sanki vedaya,
Kalem çekilmiş gözlerinle vur beni,
Boyalı saçlarınla vur,
Edânla, işvenle savur,
Sıcak teninde kavur.
Yor beni, nazınla niyazınla,
Gök boşalıyor sanki, nasıl yağıyor yağmur;
Islak saçların geliyor aklıma yerli yersiz.
Çok değil, birazdan kudurur ya bu deniz;
Gözlerin de aklıma giriverir habersiz.
Yağmur bir başka güzel bu ıssız viranemde,
Son hatıramız da yok artık şimdi,
Gözlerine son bakışımı çaldılar;
Ellerini ellerimden aldılar,
Seni son gördüğüm yeri yıktılar.
Giderdim, sanki sen varmışsın gibi;
Bir yıl daha geçti ömürden gülüm
Bu yıl da çağırmadı yanına ölüm
Belli ki bitmeyecek çektiğim zulüm
Yine sana varamadım Gülnihal
Yorgunum; yolun uzakmış senin
Canımı canında sakla sevdiğim;
Kirpiğinde hüznümü,
Yeşil gözlerinde baharımı sakla.
Sımsıkı kapat gözlerini, kimse bakmasın;
Bakıp da baharımı kışa çalmasın.
Kirpiğine yaş değip de hüznüm akmasın.
Gelme, gülmez senin ile, şen olmaz bu can.
Yaşamak, nefes almak değil her zaman.
Ruhun da verildiyse katline ferman,
Boynunda bir iptir o nefes, inan.
Kopsun istersin, boğarsa boğsun;
Ben şu deryada bir sitemkârım,
Kendimedir sitemim, ah ile zarım.
Yılları tükettim de ne oldu kârım,
Düşündükçe saçımı yolasım gelir.
Rüzgâr ektim de fırtına biçtim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!