Kar'a basmışlar, izinden gittim.
Vardığım yerde baykuş ötüyor.
Dürüstlük dediniz, ben ezber ettim,
Aslanların ininde çakal yatıyor.
Düz yollar da sapa yola karışmış,
Zannetme, geceler hep sessizdir;
Herkesi uykusunda zannetme.
Nice dertler gece vakti çekilir;
Her dert dile vurur, zannetme.
Gece dinler, gece anlar derdini;
İkna ettim sonunda bu yüreğimi,
Sildim kalbimdeki derin izini,
Bastırdım içimdeki bütün sesini,
Gözlerini hesaba katmadım oysa.
Görmeseydim bitmişti, bu saçma pembe dizi,
Önünden yol geçen o ev şimdi biraz kederli,
Oysa hep neşe verir, bizi mutlu ederdi.
Çeşit çeşit çiçekleri bahçesine dikerdi,
Adını gül den alan, benim güzel ananem.
Üzgünsün, yorgun bakıyor gözlerin,.
İçimden gelmiyor kalemi tutmak,
Epeyidir sana yazamadım arzuhal,
Şu sıra tek yaptığım yan gelip yatmak,
Bir iş tutup kendimi veremedim Gülnihal.
Hâlım sorma, düşmüşlerden beterim,
Çirkin betonlar arasında harcanıyorken,
bir sokak ki cennet kokardı sanki.
Kokusu burnumda, sanki ilkbahar;
ben ki orada en masum günahkâr,
en günahkâr hâlimle gelirdim sana.
Sen gülümserken ağlardın bana.
İzı, tozu belli değil...
Ben bu yaşa nasıl geldim ?
Parça pinçik hatıralar,
Aynadaki bu yüz kimin ?
Benzemiyor hiç resmime
Perdeleri açma, doğma günüme,
Ben seni karanlık gecem de sevdim.
Ümidin tohumunu ekme gönlüme,
Ben seni yarınsız günüm de sevdim.
Televizyonda gördü domuz dölünü,
İnanamadı, yaklaştı, açtı gözünü.
Duyunca spikerden barış sözünü,
Olmayan bacağı sızladı birden.
Bu konuşan o muydu, kâbus muydu bu ?
İki dene bela var ki şu bizim köyden
Allah’ımdan düşmanıma bile dilemem
Soyu sopu belli midir, necidir bilmem
Soyunu da sopunu da göçe vermeli
Biri çanak tutarken biri kan kusturuyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!