Tatlı tatlı melteminle, esip bana ümit verme.
Giyinmişsin yeşilini, kandırırsın beni bahar.
Çiçek kokar dağlarında, bülbül öter bağlarında,
Bu son fasıl çağlarımda, âşık etme beni bahar.
Senin havan kandırdı da, rüyalara daldırdı hep.
Madem bu ekmeği bölüşemedik
Sizinle bu sofrada buluşmam gayrı
El ele veripte bir gülüşemedik
Sırtını dönen ile barışmam gayrı
Konuşmaktan tartışmaktan bi haber
Karıştırma haram ile helali,
Ticarette yapacağın kâr belli olsun.
Daldan dala konup da üzme el kızı,
Sevip de saracağın yâr belli olsun.
Seviyorsan bir dilberi, saklama ondan,
Benden habersiz gidersen bir gün
Şehrin ışıklarını söndür öyle git.
Sabahı da sırtlan, öyle topyekûn,
Güneşi de yanına al ve öyle git.
Bir valize sığdır tüm anılarını,
Bir imam vardı, bizim şu köyde,
Sordum soruşturdum, acep bu nerde,
Mıhtarı gandırıp, ilk seçimlerde,
Köylünün başına geçti dedile.
Bismillahsız adım atmazdı imam,
Ardın sıra gelirim, nereye gitsen,
Gıkım çıkmaz uçurumdan aşağı itsen,
Sürüden ayrılıp da bi yere yitsem,
Yaşayamam ben sensiz, ölürüm çoban.
Kavalının sesiyle dağ daş gezeriz.
İki it geldi şimdi sürüye bizim,
İt mi yoksa kurt mu, tutmadı gözüm.
Yanımdan ayrılmıştı kınalı kuzum,
Dişinde kuzumun kanı var çoban.
Bu güne kadar peşinden geldik,
Ne isterdim, kundağa sarıp verseler.
Oğlun oldu, müjdeler olsun deseler.
Çizerdim mutluluğun resmini inan,
Bir oğlum olmalıydı, adı Can olan.
İlk adımını atsaydı benle,
Kocadı bizim kurt, dişi kalmadı;
Kendini vallahi it sanır oldu.
İtten de farkı kalmadı gerçi;
Havlayıp ürmeyi güç sanır oldu.
Karşı köyün itine taktı kafayı;
Beş parmağın beşi de bir mi dünyada,
Her çeşitten insan, hepsi bir yanda.
Kangrense parmağı kes at bir anda,
Gönlüne yük olanı boşver yeğenim.
Bahçene girip de nifak ekenden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!