Salya sümük inancıma saldıran;
Kökten kopuk kuru ota Tükürdüm..
Cami duvarına etek kaldıran,
Kudurmuş bir uyuz ite tükürdüm..
Bilgisi iblisce,zekası geri,
Diline dolamış peygamberleri,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Salya sümük inancima saldiran;
Kökten kopuk kuru ota Tükürdüm..
Cami duvarina etek kaldiran,
Kudurmus bir uyuz ite tükürdüm..
Kalemine ve yüreğine sağlık sevgili ozan kardeşim.Tükür tükürebildiğin kadar koy rahmet denizi sansınlar.Sevgi ve selamlarımla
Deyimlere nacak vurur kör akli,
Icinde bir degil bin seytan sakli,
Kendinden bi haber ruhu pasakli;
Belhu madal...sözde zata tükürdüm
Vallihi gardaş, bu anlattığınız tipten maalesef o kadar çok ki, say say bitmez... en iyisimi? Sizin dediğiniz gibi.. kendini adam zanneden bu tiplere tükürmek.. tebrikler...
Karşısına çıksam bana laf etmeye korkacak olan bu atık su ne yazık ki bu inancı sahipsiz sanıyor. İzansızın işi sadece bulandırmak. Şiirle de alkası yok bilgisi de sıfır yazık. Hak ettiği yeri bulmuş şiirinizde. Ozanım sesiniz hür ve gür olsun....
Allah'a emenet olun sagılarımla gardaşım...
Ümran Tokmak
Deyimlere nacak vurur kör akli,
Icinde bir degil bin seytan sakli,
Kendinden bi haber ruhu pasakli;
Belhu madal...sözde zata tükürdüm.
sonuna kadar haklisiniz bu sözler az kalmis,inanin kendisi asailadigi bayanlarin yerinde olmak isterdi olamadigi icindir bu kisilik bunalimi, bayan olarak asla diger bir bayana söz ettirmem fakat böyle bir bayan olduguna inanamiyorum insan kendine bu kadar mi kötülük eder, kutlarim siirinizi ve sizi,ayten
...kutladım ağam...
İslam ilinde salyangoz satanlara basmışın tokadı..
yanındayım.
Saygıdeğer ağabey,
O şiiri okudum, yorumları da. En güzel yorumu Asım Yapıcı hocam yapmıştı. Yorum yapmadım şiire, yönetime mesaj attım.
Böylesi daha doğru geldi bana...
Tebrik selam ve saygıyla...
şiirinde hedef aldığın kitlelerin; temmuz da bu yağmurda nereden çıktı? dediklerini duyar gibiyim...
''Bu sitede Hic kimse bizim inanclarimiza salya sümük saldiramaz..Bu zavalli kalemimi gene sivriltti,Halkina tepeden bakan sözde bilmis ukalalara diyorum...''
Bu yorumun arkasındayım hatta önündeyim. Saygılar abi.
Mansur İlhan Yakar
Salya sümük inancima saldiran;
Kökten kopuk kuru ota Tükürdüm..
Cami duvarina etek kaldiran,
Kudurmus bir uyuz ite tükürdüm..
şiirin girişi ile finali arasında o kadr güzel uyum var ki...ne denir ne yorum yazılır bilemiyorum..
saygılarımla...
Bazı şiirlere 'eyvallah' deyince de en güzel yorum oluyordu değil mi ?
Saygılar.
Bu şiir ile ilgili 25 tane yorum bulunmakta