Dağları delerekten çağlara selam olsun
Ilgaz Anadolu'nun tünele kelam olsun
Çankırı Kastamonu o İstiklal tüneli
Onbeş temmuz adıyla Türkün uzanan eli
Şimdi düşünüyorum pek çok şeyi öğrettin
Yaşayarak görerek değerlerle eğittin
Gözümüzü açınca seni gördük ilk önce
Her şeyi biliyordun gözümüzde en yüce
İlmiyle amel eden örnek kişilik insan
Yürüyen Kuran olup Ïslam yolunda kurban
Yeryüzünde canlıya ve de tüm cansızlara
Dertli derdine koşan tam inanmış Müslüman
Peygamberin vekili duruşu şahsiyeti
Bir gün şöyle seslensem bir münadi sesiyle
Baharın endamıyla huzurun nefesiyle
Anadolu bağrından mor dağlar ensesiyle
Yükselen minareler ezanın hissesiyle
İçimde bir hüzün var tarifi olanaksız
Eksilip azalmayan Dur bilmeyen duraksız
Gözlerine nem düşer uçan kara kuşlardan
İnişler beni kesmez gam düşer yokuşlardan
I
İçimde renkler yanar dışında karanlıklar
Mahşeri kalabalık banaysa yalnızlıklar
Nedamet neye yarar kırılınca gönüller
Al yeşil bahar olsa kızıl açar ak güller
İçinden geçen zaman alırken seni senden
Çıkan her ahu figan alır seni bedenden
Sorgu sual edilmez bırakıp da gidenden
Zamana kin güdülmez sonuç vardır nedenden
İçinden geçen zaman iz bırakır aslına
Kula vermezse aman geçer sabır faslına
Söz konusu vatansa yürekler toplu vurur
İhtiyarı genciyle gözde yiğitlik durur
Bir milletin özünden kahramanlık fışkırır
Vatana yan bakanı gözleriyle ısırır
Bir ilham esintisi düşünce aşk gönüle
Neşvü nema olmaz mı al karanfil her güle?
Ey şehla gözlü güzel! Erguvan akşamına
Tefekkür endamıyla dolmaz mı yaşamına?
Sanma ki dağ yürümez bir zahidin düşüne
Hikmet yüklü gönüller tezahür gülüşüne
Aşk ateşi olmayan tebessümsüz gülüşür
Hicran vurur kalbini dudaklarla dil üşür
Gönüllerde yol yoksa rastlamazsın izine
Cesaret azalırsa derman gelmez dizine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!