Altın sarısı akşam bakışlarında bırak
Gümüşlü sabahlara geceler ondan ırak
Hep beraber dağlara sevda sevda haykırak
Tut sevdalı yürekten kin ve nefreti kırak
Ufukların ötesi kızılaşmada kıvrak
Helal rızık kazanmak alnının terindedir
Cesaret yüreğinde kökleri derindedir
Onuruyla yaşamak ne yaşta ne baştadır
Bazen rızık kazanmak belki kuru taştadır
I
Yarılmış tepelerden çiçekli yaylalara
Dalgalıklı düzlükler ulaşır rüyalara
Uzanır boydan boya sevdanın çiçekleri
Engin yayla üstünde gel gör kelebekleri
Takdir edilmiş zaman kadrince gülüm bize
Ne dünde ne yarında belki de ölüm bize
Onurlu bir yaşamın kollarında haysiyet
Ufuklar senden öte kalıcı insaniyet
Hicran bahçelerine düşünce yaprak yaprak
Hazan çöker ufkuna sararır toprak toprak
Üzülme deli gönül! Yağmurlar rahmet rahmet
Elbet düşer seninde gülşenine bir kısmet
Yeniden dirilmeye hazırlanırken doğa
Sararan renkleriyle güz ne söyler şu dağa?
Petrol yeşili akşam sarışın sonbahardı,
Ay kanatlı martılar sessizliğe akardı,
Yakuti gölgeleri saran güneş bakardı,
Safran sarısı dağlar yaprakları yakardı,
Hazan bakışlı gözler nemli leyl-ü nehardı.
Nerde bir mazlum varsa bilin ki yanındayız
Her eylem diriltir bizi yürekte canındayız
Güneşler doğarken mavi göklerimizden
Bir sevda yükselir aşk yüreklerimizden
HER EYLÜL SABAHLARI
İçime hüzün çöker her eylül sabahları,
Kararan gece gibi kuşanır siyahları,
Melankoli ordusu gösterir silahları
Gözlerimin nemleri dilimin eyvahları
Hayat alıp gidiyor günleri çala çala
Bir gafletin elinden zamanı ala ala
Ne kadar koş nafile anı durduramazsın
Alem akıp giderken sen burda duramazsın
Yıldızların sokağa baktığı kara yerde,
Yüreklere saplanan bir acı var içerde,
Hıçkırıyor sessizlik acaba seda nerde?
İnsan nasıl unutur kader onu öperde?
Hazan yüklenen sabır şafak açar seherde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!