Kaf Dağı’na yolculuk bir erdem ülkesine
Küllerinden diriliş uyup yürek sesine
Umut dağlar ötesi uyunca feryadını
Renkler düşer güneşten yaprakların üstüne
Sonbahar albenisi olgunluk yansır güne
Tatlı bir hüzün akar serinleşen havaya
Güneş solgunlaşarak döner mehtaplı aya
Kısalan günler ile uzar gecenin rengi
Sonbahar albenisi soğuyan sular cengi
Bu sonbahar gününde garip bir hissiyatla
Yaşıyorum böylece kaderdeki hayatla
Hayat güzel olsa da içimde bir gariplik
Uçurumlar ötesi kapkaranlık bir diplik
Sonbahar kırıntısı yansıyor gözlerime
Melankoli boyutu deruni sözlerime
Hayat kimine kolay kimine dertle elem
Karmaşık duygularla akıyorken her alem
Kimsesizlerin yurdu kucak açan sokaklar
Çıkmaz denilen dehliz karanlığı kucaklar
Uyarı verir doğa yeter artık der gibi
Son buzul erimeden felaketi gör gibi
İnsanoğlu hırs küpü yıpratırken doğayı
Kirletti bulutları sis kapladı semayı
“İdlip Katliamının ardından”
Ey gecenin yarısı! Suriye çöllerinde
Küfür tek millet olup ölümse ellerinde
Bir zalimin hırsıyla kimyasal silahlarla
Vuruldu çoluk çocuk sessizlik eyvahlarla
“Dr. Ali Şeriati’ne ithafen”
Ey kokuşmuş cesetler! içimde bir fırtına
Öyle kutlu dava ki yüklenmiş aşk sırtına
Hak batıl kavgasında çıksın gökler katına
Sizi rahatsız etmek ihlasın ateşiyle
Vefanın büküldüğü riyanın görüldüğü
Sizden bana dost olmaz samimiyet öldüğü
Çıkara koşanlardan bin takla aşanlardan
Sizden bana dost olmaz gülüp oynaşanlardan
Bakarım ötelere bir derviş edasıyla
Yüreğim inilderken kuşların sedasıyla
Nefsi emmare varken ağlarım gecelere
Umudum şafaklarda varır mı yücelere?
Haykırsam derviş gibi dağların ötesine
Bütün mahlukat koşup gelse Allah sesine
A
Sular tozmasın diye suyu nemleten adam
Gözlerinde mavilik katline yazar idam
Açmadan solan bahar hayata son haykırış
Bazısının çilesi hayatı karış karış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!