Orman kuytusundan kurt suya indi
Kirlenmemiş doğa gözü kamaştı
Dere şırıl şırıl su kurt içindi
Billurdan akan su bu hale şaştı
Yeşil dağ yamacı öpüyor güneş
Gelince Şaban ayı onbeşinci gecesi
İsmi Berat kandili ruhumuzun yücesi
Rahmanın rahmeti yeryüzüne saçılır
Şeytanlar bağlanarak günahlardan kaçılır
Duygu iklimlerinde goncalaşır sonsuz gül
Her Berat Kandilinde duaya açılan el
Keşkeler dünyasında hayanın sukutudur
Mahcubiyet hicapla derinleşen kuyudur
Nedamet ikliminde karanlık ışığıdır
Teslimiyet bağında imanın aşığıdır
Ne müstehzi bir bakış ne de bir başkaldırı
Şaha kalkmış bir nefse ustaca bir saldırı
Yürür mana erleri göklerin kör kalbine
Hamd sancağı açılır gecenin sahinine
İnce bakışlı yıldız yayılır sinesine
Sessizliğin dalgası dolanır hu sesine
Mavilikte martılar göklerin endamında
Gözlerinde şarkılar suyun akşam gamında
Kanatlarda kesafet ufka doğru gerili
Ayaklarda hareket bulutlara serili
İçindeki sevinç taşar bir zaman
O yankıyla seda mavi mutluluk
Gözlerin gülerken sonsuzluk mekan
O huzurla sevda mavi mutluluk
Bir cennet köşesi önünde deniz
Zamanın çemberinde mavi sular apardı,
Herşey aslına döner güneş sevda arardı
Ufuk çizgilerinden bir hayali sarardı
Talveg talveg akarken yatağını yarardı
Gözlerinde umutlar halden hale geçerken
İçinde deli rüzgâr bulutlarla göçerken
Sonsuz hatırı olan bir bardak çay içerken
Maziye bir bak yeter! Hangi dostluklar varmış?
Dua iklimlerinde gönlünde gül açarmış
Mazlumlar sıgınağı burası can Türkiye
Bu öyle bir sevdaki sıgdırılmaz türküye
Al bayrağın aşkıyla umut olmuş mazluma
Adil bir geçmişiyle örnek salmış topluma
"Mehlike Hatun Camii Anısına"
Ondördüncü yüzyılda Ankara'da yaşayan
Hayır ve hasenatla ismi tarihi aşan
Ankara erenleri ulvi bir sevda çağı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!