Rüzgara ses verip sonsuz güfteyle
Şimdi olmak vardı kaval elinde
Köyümü anlatan mahur besteyle
Şimdi olmak vardı aşık dilinde
Mavi bulutlarla yarışa kalkıp
Kaf Dağı’na yolculuk bir erdem ülkesine
Küllerinden diriliş uyup yürek sesine
Umut dağlar ötesi uyunca feryadını
Bir temmuz gecesinde gökler ateşe döndü
Fışkırdı karayerler nice ocaklar söndü
İhanet çetesinin darbe yaptığı gündü
Münafık sürüsünü sakın unutma çocuk!
Vatana ihaneti yabana atma çocuk!
Salasını dinleyen ikiyüzelli şehit
Yüreklerde kahraman seksen milyonda yiğit
Gökler ateş yağarken arzda melekler şahit
Camilerden okunan o sala için şehit
Temel insani değer ne parada ne pulda
Kainat boyun eğer samimiyetse kulda
Güven veren her sözde ilkeli bir kişilik
Sevgiyle bakan gözde kendisinde millilik
Dostluğun gür pınarı suyu olur muhabbet
Eser sevda rüzgarı işte bu samimiyet
ŞAİRİN ŞAHSİYETİ
Hissiyatı deruni ufka bakar onurlu
İdeali fikrinde gözleriyse o nurlu
İlhamıysa Rabbinden dökülür tane tane
Hak badesi içerek olmuş deli divane
Şairin; yazdıklarının duygu, ilham, öngürü ve sezgileri ekseniyle şahsiyetine yansıması gerekir. Gerçi Fuzuli kinayeli bir biçimde “Şair sözü yalandır”. der ama asolan şairin hakikati duygularıyla yoğurarak yaşantısı haline getirebilmesidir.
Yaşamanın güzel yönlerini duygu atmosferine büründürerek insanlara hissettirendir şair. Ne yazık ki pek çok şairde yaşamın güzel etik ve estetik yönleri değil de adeta karamsar, bunalım, acımasız yönlerini dile getirmek bir usul haline gelmiştir. Özellikle Rus Edebiyatında pek çok şairin karamsarlığa, yokluğa bunalıma hatta intihara yönelmesinin altında inançsızlıkla birlikte yaşadığı ortamın zorluğu da göz önünden öte alınmamalıdır. Bu tür şairleri örnek alan günümüz şairlerin bir kısmı bunların kötü birer taklitçisi konumundadır.
Bu meyanda günümüz şairlerin bir kısmında gizemli ve esrarengiz bir şeyler ifade etmek için adeta karmaşanın içinde bir bunalım ve düzensizlik görülmektedir. Yaşadıklarıyla yazdıkları birbiriyle taban tabana zıt, ikiyüzlülüğün emareleri altında kalmış durumdadırlar. Yine ne yazık ki bu türler egosunu öne alıp her şeyin meşru görüldüğü bir ortamda cirit atmaktadırlar.
Yılların özlemi bir aşk busesi
Sana geliyorum ya Habiballah!
Her an her dakika çağıran sesi
Sana geliyorum ya Resulallah!
Senin hasretinle yıllara inat
"ŞEHİT Öğretmen Ayşenur Alkan'ın Azîz Ruhuna"
Bu aziz vatanın asil evladı
Hakikati bilen şehit öğretmen
Yurda hizmet etmek onun muradı
Gözyaşını silen şehit öğretmen
Lacivert gecelere düşünce mehtaplı ay
Düşünce sarmalıyla içinde başlar olay
Sarayların sultanı zamana ferman atar
Hayal alemlerinde o gönüllerde yatar
Masal diyarlarının gizemlisi Şehrazat
Sana ulaşabilmek her gönülde bir murat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!