susuyor her şey.
eşyalar bile daha az gıcırdıyor artık,
duvarlar yükünü fısıltıyla taşıyor,
saatin tik takları bile
kendi sesinden utanır gibi.
bir kelimeyi söylemeden önce
uzun uzun bakıyoruz hayata,
çünkü bazı cümleler
söylendiği anda eksiliyor.
susmak, bazen vazgeçmek değil
kendini saklamaktır.
bir tohumu toprağa gömmek gibi,
üstünü kapatırsın
ama orada bir şey başlar.
ben susarken
içimde yürüyen yollar var,
kimsenin bilmediği kavşaklar,
kimsenin durmadığı duraklar.
adını anmadığım her şey
daha çok büyüyor içimde.
suskunlukta bile
bir başlangıç var,
gözle görülmeyen bir işaret,
bir eşik.
ayağını basıp basmamak arasında kaldığın.
bazen bir bakış
bin cümleden ağırdır,
bazen bir susuş
yıllarca anlatır kendini.
çünkü kelimeler
her gerçeğe dayanamaz.
değişim dediğin
gürültüyle gelmez çoğu zaman.
bir sabah uyanırsın
aynı yerdeyken
aynı kişi olmadığını fark edersin.
işte orada başlar.
eskiden korktuğun şeylere
artık daha sessiz yaklaşırsın,
çünkü öğrenmişsindir.
her fırtına bağırmaz,
bazıları içten eser.
susuyor her şey.
ama bu bir bitiş değil.
bu, derin bir nefes alma anı.
kalbin kendine dönmesi,
yaraların kabuk bağlaması,
ruhun ağırlığını yere bırakması.
bir işaret var evet,
incecik ama inatçı.
geceyle sabah arasında,
gitmekle kalmak arasında,
unutmakla hatırlamak arasında.
ve değişim.
kapıyı çalmıyor,
usulca anahtarı çeviriyor.
sen fark etmeden
odanın ışığı değişiyor.
suskunlukta bile
umut var.
çünkü sessizlik
hiçbir zaman boş değildir.
sadece daha dikkatli dinleyenleri sever.
ve ben dinliyorum.
Her susuşta
yeniden başlamanın
ayak seslerini duyuyorum.
Mustafa Alp
05/02/2025 05.00
Kayıt Tarihi : 6.2.2026 22:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!