Gönül mir'atını sildim, tecelli eylesin canan,
Baktığım her bir zerrede, ayan oldu o Süphan.
Güneşten nur alan, her bir çiçek Senden nişandır hep,
Bu alem bir kitab olmuş, okur her harfi bir irfan.
Harabat ehl-i olduk biz, bu dünya mülkü neyleriz?
Bize aşkın şarabı kafidir, ey saki-i devran.
Karanlık geceler bitti, gönül şem-i yandı artık,
Sokulmaz haneme asla, ne şüphe kaldı ne hüsran.
Dikenler gül olur elbet, Senin lütfunla ey Mevla,
Lütfunla dolsun bu bağ-ı cihan, her yan Gülistan.
Adım her bir nefeste " Hü" , lisanım şevk ile söyler,
Bu can sende deva bulmuş, ne dert kaldı ne hicran.
Makamın arş-ı aladır, mekanın kalb-i mü'mindir,
Seni bilmek saadetmiş, Seni sevmek büyük ihsan.
Şu fani ömrü tükettik, kapında bir eşik olduk,
Bizi Senden ayırma hiç, ey Kerim-u ey Rahman.
Ne korku var ne kaygı var, Senin hıfzınla güvendik,
Lütfuna ram olan gönül, bulur her demde bir eman.
Semada raks eder yıldız, zemin zikre dalar her an,
Cihan bir nakş-ı kudrettir, içindedir o sırr-ı can.
Emin'e eyle ihsanın, kapında bir gedadır o,
Cemalinle münevver kıl, son demde eyle şadan.
Kayıt Tarihi : 28.07.2026 19:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!