Bir nebze olsun geriye akmak isterim hayat arkında
Dertsiz dünyama...
Yeşil dünyama...
O günahsız başıma yeniden dönmek için
Kanat açmak isterim taa en haylazca yaşadığım günlere...
Havalanıp uçmak, düşmek isterim annemin destanlaştırdığı yılların eteğine...
Bedenler bir tohumdur zamanın göbeğinde
Tane tane geçerler ölümün eleğinde
Sonsuzluk ülkesine açılınca kapı
İnsana tek sermaye günahı ve sevabı
An olur uçarım feza boşluğunda
Bozuk yörüngelerle dönüşüm neden
Hayaller kurarak hayat loşluğunda
Acayip duygularla yarışım neden
Tarifsiz duygularla dolarak durdum
Kararmış paslı sineler nurlar saçar
Yanan kandil olur sevgi ufkunda
Aydınlığa merhaba der karanlıktan kaçar
Şimşek gibi hız alır sevgi ufkunda
Kim, haset, kötülük yer bulup sinede
Hasret bahçesinde kurak mevsimde
Kalplerde özlemsin sevda çiçeğim
Muştularla yeşer gamlı gönlüme
Umutlar sendedir sevda çiçeğim
Dünya sana hasret kara günlerde
Şu hayat ki bir varmış bir yokmuştan ibaret
Akıl başta olsa da alınmıyor ki ibret
Ölçüsü hakikat olan kişiye
Doğru istikamet saffet getirir
Üslubu muhabbet olan gönülün
Akıbet önüne hürmet getirir
Duymadın mı beni ömrün boyunca
Mevla’nın verdiği nur bende gizli
Arşı âlâ beni senden duyunca
Kapıları açan sır bende gizli
Nefis kalesini yıkan güç benim
Üç kapı vardır yol üstünde,
üçü de başka yana açılır.
Birinde ağır bir mühür,
birinde altın bir anahtar,
birinde sessiz bir kandil durur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!