Elem yok, O var
Kapısı çok, O yar
O’dur halik, O’dur malik
O’dur melik, El cebbar
Şu fani dünyada kardeş olalım
Sevgide toplanıp yoldaş olalım
Hayat masalında sırdaş olalım
Geliniz insanlar kardeş olalım
Tarih yörüngesinde durmadan döner
Ömrünü siper eder, yılları devirmiş olursun.
Neler yaralamış seni, hiç farkına varmadan…
Ne dolaplar dönmüş ardında, bilmeden;
Ne mevziler atlamışsın,
Ne kurşunlar yemişsin—
Bundan kime ne?
Ahmet Rasim Sokak’ta eski bir konak
Varlıklı bir ilçede yokluğu açılan iki pencere
Sığınmıştı beş parasız beş öğrenci
Cepleri delik,
yürekleri yangın yeri.
Küfür tek millettir; rengi yok, bayrağı yok
Dünyaya illettir; dengi yok, durağı yok
Ne doğu tanır ne de batı; zulümde birleşir
Zulmün sonu hüsrandır; ateşinde körleşir
Savrulmuş nefsinle hadsizlik yapma
Her hesap içinde hesap bilen var
Ölçüsüz hesap hak olur sanma
Akıbet sonunda hesap soran var
Haksızı hak görür nefis ve şeytan
Eski resimlere bakmak
Ansızın maziye dalmak
Dosta selam haber sunmak
Özel olur güzel olur
Memleketim…
Doğunun bir dağ köyü.
Rüzgâr sert eser,
kış insanı sınar
ama yürek
ter temiz atar orada,
Zifiri karanlığa dalmışken şehir
Ayak sesleri okşar ıssız kaldırımları
Umutlar bir katre hülyalar nehir
Bir lokma uğruna çeker yıldırımları
Yorgun omuzlarda yılların yükü
Belli ki dinmemiş derin volkanlar
Bugün de İstanbul’a sığamıyorum
Hayat zemininin yerkabuğunda
Fay hattı dehlizlerinde ürperiyorum
Bugün de İstanbul’da sallanıyorum
İstanbul sallıyor ben yürüyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!