Pınarların göz yaşında sen varsın
İnsanların telaşında sen varsın
Bu hayatın en başında sen varsın
Son durağın nerdedir senin SU?
Hep zirvesindesin yüce dağların
Bilmemki varmıdır depon anbarın
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Pınarların göz yaşında sen varsın
İnsanların telaşında sen varsın
Bu hayatın en başında sen varsın
Son durağın nerdedir senin SU?
-----Atilla hocam türkü güzelliğinde dizeler kurşun gibi yürek dolusu kutları saygılar sunarım .
Çok güzeldi su gibi aziz dizeler hararetimi kesti selamlar
Su hayattır. Ne güzel söylenmiş. Siz de sanki bu sözü doğrularcasına, suyu anlatmışsınız.
Ekmeğim aşımda bak hep sen varsın
Şeyraniyi yunar paklar yıkarsın
Durmak bilmez hakka doğru akarsın
Son durağın buldum haktır senin SU
Atilla Ertuğrul
Bu dörtlük su ile ilgili ne varsa hepsini içinde barındırmış. Kutluyorum başarılar diliyorum.
Aziz kardeşim ve değerli dostum.
Yeni bir şiirini kaçırmamak için geldiğim sayfanda. Yeni şiir bulamayınca ben de en eskisini okudum. Harika bir şiirdi Tebrikler.
Selam, sevgi ve saygılarımla..
Seyfeddin KARAHOCAGİL
Müthiş bir anlatım..Su gibi temiz ve berrak ötesi bir dizeler...Bizlere sunulan en büyük nimetlerden biri olan Su ' yu kaleminizden okumak ayrı bir lezzetti, yüreğimin şiirinizde ki tadı damağında kaldı Şeyrani Hocam...Yürekten kutluyorum usta kaleminzi..
Saygılar...
Vay Üstadım, Harıka olmuş,
gerçekten çok kapasiteli ve derin
manaları olan bir şiir, Ceketimin
düğmelerini iliklettiniz..TEBRİKLER
Muhabbetle selamlarım..
Bedri Tahir Adaklı
suyun son durağı yok sanırım. kısa ve anlamlıydı tebriklerimle selam ve dua sayın şeyrani.
Su Kasidesi
Saçma ey göz eskden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutusan odlara kilmaz çâre su
(Ey göz! Gönlümdeki (içimdeki) ateslere göz yasimdan
su saçma ki, bu kadar (çok) tutusan ateslere su fayda
vermez.)
Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmis gözümden günbed-i devvâra su
(Su dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa
gözümden akan sular, göz yaslari mi su dönen gök
kubbeyi kaplamistir, bilemem..)
Zevk-i tîgundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
Kim mürûr ilen biragur rahneler dîvâra su
(Senin kilica benzeyen keskin bakislarinin zevkinden
benim gönlüm parça parça olsa buna sasilmaz. Nitekim
akarsu da zamanla duvarda, yarlarda yariklar meydana
getirir.)
Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin
Ihtiyât ilen içer her kimde olsa yara su
(Yarasi olanin suyu ihtiyatla içmesi gibi, benim
yarali gönlüm de senin ok temrenine, ok ucuna benzeyen
kirpiklerinin sözünü korka korka söyler.)
Suya virsün bâg-bân gül-zâri zahmet çekmesün
Bir gül açilmaz yüzün tek virse min gül-zâra su
(Bahçivan gül bahçesini sele versin (su ile
mahvetsin) , bosuna yorulmasin; çünkü bin gül bahçesine
su verse de senin yüzün gibi bir gül açilmaz.)
Ohsadabilmez gubârini muharrir hattuna
Hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su
(Hattatin beyaz kâgida bakmaktan, kalem gibi,
gözlerine kara su inse (kör olsa, kör oluncaya kadar
ugrassa yine de) gubârî (yazi) sini, senin yüzündeki
tüylere benzetemez.)
Ârizun yâdiyla nem-nâk olsa müjgânum n'ola
Zayi olmaz gül temennâsiyla virmek hâra su
(Senin yanaginin anilmasi sebebiyle kirpiklerim
islansa ne olur, buna sasilir mi? Zira gül elde etmek
dilegi ile dikene verilen su bosa gitmez.)
Gam güni itme dil-i bîmârdan tîgun dirîg
Hayrdur virmek karanu gicede bîmâra su
(Gamli günümde hasta gönlümden kiliç gibi keskin olan
bakisini esirgeme; zira karanlik gecede hastaya su
vermek hayirli bir istir.)
Iste peykânin gönül hecrinde sevkum sâkin it
Susuzam bir kez bu sahrâda menüm-çün ara su
(Gönül! Onun ok temrenine benzeyen kirpiklerini iste
ve onun ayriliginda duydugum hararetimi yatistir,
söndür. Susuzum bu defa da benim için su ara.)
Men lebün müstâkiyam zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hos gelür hûs-yâra su
(Nasil sarhosa sarap içmek, akli basinda olana da su
içmek hos geliyorsa, ben senin dudagini özlüyorum,
sofular da kevser istiyorlar.)
Ravza-i kûyuna her dem durmayup eyler güzâr
Âsik olmis galibâ ol serv-i hos-reftâra su
(Su, her zaman senin Cennet misâli mahallenin
bahçesine dogru akar. Galiba o hos yürüyüslü, hos
salinisli; serviyi andiran sevgiliye asik olmus.)
Su yolin ol kûydan toprag olup dutsam gerek
Çün rakîbümdür dahi ol kûya koyman vara su
(Topraktan bir set olup su yolunu o mahalleden
kesmeliyim, çünkü su benim rakibimdir, onu o yere
birakamam.)
Dest-bûsi ârzûsiyla ger ölsem dostlar
Kûze eylen topragum sunun anunla yâra su
(Dostlarim! Sayet onun elini öpme arzusuyla ölürsem,
öldükten sonra topragimi testi yapin ve onunla
sevgiliye su sunun.)
Serv ser-keslük kilur kumrî niyâzindan meger
Dâmenin duta ayagina düse yalvara su
(Servi kumrunun yalvarmasindan dolayi dikbaslilik
ediyor. Onu ancak suyun etegini tutup ayagina düsmesi
(yalvarip araci olmasi bu dikbasliligindan)
kurtarabilir.)
Içmek ister bülbülün kanin meger bir reng ile
Gül budaginun mizâcina gire kurtara su
(Gül fidani bir hile ile (meshur gül ve bülbül
efsanesindeki gibi yine) bülbülün kanini içmek
istiyor; bunu engelleyebilmek için suyun gül
dallarinin damarlarina girerek gül...
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta