Cellat mezarına gömsünler seni
Selim, depremim, kasırgam, felaketim…
Tutku tutsağı olmuşsun sen.
Önünde kırıldı dizlerim;
Ama sen yine de…
Bence delikanlılık;
Sevdiğinin önünde diz çökebilmekte.
Lan her şeye rağmen
Nasıl yüreğim yine de sen der.
Lan her gittiğinde kalbine
Yemedin mi tekme.
Niye hiçbir istisna olmadan
Seviyorum ki sanki seni.
Bu aşktan ufacık da mı kurtuluş yolu yok.
Hayatım bitti,
Bir başkasına bakamaz oldu gözlerim.
Sen düşüncelerimi ilhak etmişken
Ben nasıl bir başkasını görebilirim.
Aşkın havarisi oldum yaşanılamayanlara.
Artık ağlama diyemem sana
Lan ben hep ağlıyorum biraz da sen ağla.
Mutluluğunu istediğim kişi
Mutsuzluğumu mutluluk bellemiş.
Bu aşk ateşini birlikte yaktık;
Ama külleri temizlemek benimmiş.
Ne diyebilirim,
Sen de sev ama sevilme emi.
Kaçıncı ilk sevgilinin tutuyorsun ellerini.
Ona da verdin mi tutamayacağın sözleri.
Sayende kaybedilecek tek şeyim de
Elimden gitti.
Hayat kadar kısa
Seni düşleyişlerim kadar uzun baş ağrılarım.
Baş ağrılarıma gömdüm ben seni.
Sigaralar kazmam oldu.
Artık, ruhumda depremler var.
Bu depremli topraklarda yetişen
Siyah bir gülsün sen.
Ulan hangi arkeolog çıkaracakmış
Aşkı gömdüğüm yerden.
Aralık / 2011
Kayıt Tarihi : 24.09.2026 13:48:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



