Sisli vadilerden hep gölgeler kaçar,
Avcı kovalarken tuzakları açar,
Görünmez izlerden tekme tokat uçar,
Ruhum deli rüzgar, etrafa dert saçar,
Çökecek karanlık, şu dağlarda bu gün.
*
Yılmaz arayıcı, sürdüğüm onca iz,
Peşinden gittiğim hayalet, olduk biz,
Ormanların içi bana derin bir giz,
Yorgunluk bilmeden toprağa vurdu diz,
Ateşe atladım, yanmayı bilmeden.
*
Ruh eşim saklanmış, elinde sivri taş,
Avını görünce kaldırır hemen baş,
Gözleri parlıyor, dökmez ki asla yaş,
Ruhların cengi bu, nasıl bakın yavaş,
Kurumuş dereden içecek su arar.
*
Silahsız avcıyım, yayda gerili ok,
Kaçacak yeriniz inan ki artık yok,
Bu ıssız çöllerde günahlarımız çok,
Karnımız aç kalsa hayaletler hep tok,
Deveye sormadan yoldadır kervanım.
*
Fırtına çıkarken şaha kalkan bir at,
Geceyi püskürtür alıp uzan da yat,
Bu zorlu hayatı ucuz fiyata sat,
Çektiğin acıya delice neşe kat,
Zirveye ulaşmak öyle kolay değil.
*
Tuzaktan kurtulan ulu ve deli yel,
Ruhları avlarken koptu sazımda tel,
Geçmişin günahı üstüme aktı sel,
Teslim olmak da ne, uzanmaz ona el,
Çöle dönmüş kalbim su istemez bilin.
*
Ateşin içinde kaynar da coşar kan,
Hayalet avcısı bedele vermez can,
Yakalamak için yetmez ki bize an,
Bırakma peşini korkunç gölgeye yan,
Yormaz asla bizi kaçak olan ruhlar.
Kayıt Tarihi : 24.07.2026 21:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!