05 Nisan 1969 tarihinde Trabzon’un kalbinde, Ortahisar’da dünyaya gelen Yılmaz Bekaroğlu, Karadeniz’in hırçın dalgalarıyla yoğrulmuş, azmin ve liderliğin simgesi olmuş bir isimdir. Çocukluk yıllarından itibaren disiplin, çalışkanlık ve aile bağlılığıyla tanınan Bekaroğlu, hayata her zaman net hedeflerle ve kararlı adımlarla yaklaşmıştır.
Eğitim yolculuğuna Trabzon Lisesi’nde başlayan Bekaroğlu, burada kazandığı temel değerleri hayatının her alanına taşımıştır. Genç yaşta gösterdiği azim ve öğrenme isteği onu, ilerleyen yıllarda Marmara Üniv ...
Güldüğüme bakma, acılarım elli altı yılda saklıdır.
Gün yüzü görmemiş acılarım var,
mezarlıkta biri eşim, biri oğlum.
Bir fotoğraf kaldı duvarda sararmış,
gülüşleriyle yanar geceleri.
Yaprak dökümü ıslandı,
Kelebeğin kanatları…
Gördün mü abi,
Islandı abi,
Kelebeğin ölümü.
Güveni olmayan bir dünyada yaşıyoruz sevdiğim
Belki adalet kağıtta düzdür
Ama insan yamuktur
Unutma sevdiğim
Sözler verilir rüzgara savrulur bir anda
İyi bak senden kalan başımdaki ağrılara
ak düşmüş senelere iyi bak
yeni 1 eser yazdım senden sonra
adil sevgi aşk istiyorum
Kaç gece devirdim gözlerimde fırtınayla
Bildiğim, doğduğum günü anlatan.
Annemi özledim; annem, “Özlediğin yerden gel, oğlum,” demişti mezarıma.
Geldim anne, mezarına.
Toprak soğuktu, adını söyledim yavaşça,
sesim kırıldı taşların arasında.
baharı vardır çocukların
mevsimlere açık
denizlerde gökyüzünde
uçan uçurtmalar gibi
hayalleri vardır rüzgardaki
Kuruyan yüreğime suyu taşıyan sevdiğim,
Şimdi hayat verdin bedenime.
Kalbim, kalbimiz atıyor — dinle,
Dinle, ellerinde can bulduğum,
Bebeğimin annesi.
Anamın elinde nakış nakış,
Köyümüzün siyah beyaz resimlerini gördüm.
Ne güzeldi o günler, o yıllar…
Şimdi babamın eliyle bana yaptığı
Tahta beşiğe bakar bakar ağlarım.
Ahada çıktım yola yarim,
Geliyrum biraz hasar aldum yarim,
Biraz hasar aldum yarim ama iyiyum.
Buralarda radar yokti,
Ben de aldum beşi olmayan arabami,
Attim vitesi dörde geliyrum kollarına sevduğum.
Bir zamanlar Çamlıca Tepesi’nden İstanbul’u izlerken,
Sevgilimin Üsküdar vapuruna el sallamasını unutamam.
Şehir o gün başka sessizdi,
Martılar bile yavaş uçuyordu.
Kalabalığın içinden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!