İyiler erken öldü, kötüler dünyayı sardı.
Zina, edepsizlik, ahlaksızlık dünyaya hâkim oldu.
Alın tepe tepe, ölmüş dünya sizlerin olsun.
Ahiret benim olsun.
Kıyamet erken ölsün, kirli düzeni bozuk insanlık sizlere kalsın.
Ahiret ebedî benim olsun.
Gülen yüzüm hep içime ağlar,
Bakmayın güldüğüme.
Gözlerim, gözlerim…
Gözyaşlarım hep içime ağlar.
Görünmez, göremezsiniz,
ŞAİR ARKADAŞIM
Yüreğin güzellik dolu,
Benim Şair Arkadaşım.
Kesilmesin dostluk yolu,
Benim Şair Arkadaşım.
Senin yerin bende ayrıdır, dediğimiz insanlardan hep ayrılmadık mı?
Hep sevdiklerimize heyecanla gitmedik mi?
Aslında hata ettik, çok sık gitmişiz.
Kırılmış, dökülmüş yapraklar; sararmış yürekler...
Seyahatten kirlenmiş kalpler,
Günlerdir yürüyorum sevgilim.
Yolum sanadır, çöle yaklaştım.
Su istiyorum, kurumuş dudaklarıma bir damla su sevgilim.
Yoruldum, ayaklarım yanıyor, topuklarım çatlamış sevgilim.
Sana geliyorum, dilim kurumuş su sevgilim.
Fedayı, sen bana hep dolu bardağın içini anlattın;
neden boşunu anlatmıyorsun?
Yoksa gerçekte orada mı saklı fedayı.
Ben sustum, sen anlattıkça büyüdü kelimeler,
her cümlede biraz daha eksildim kendimden.
Uzakta bir köy…
Sevdiğim şu uzaktaki köy, bizim köyümüz.
Şu bacası tüten bizim evimiz.
İçinde huzur yok, hep itildim, dövüldüm.
Çalıştım; ellerim nasır, ayaklarım nasır.
Daha acısı, adamım kalbimde ölmüş.
Yanlış insanlar için yaptığım doğrularım benim hata diyorsanız,
O kişide benim; hatada benim.
Ben iyi niyetimi cebimde taşıdım,
Herkese yetti sandım.
Meğer bazıları,
Yaprak döktük sonbaharda,
Süpürdü rüzgâr yârim.
Kar yağıyor, neredesin?
Gelmedin, dönmedin...
Islandı kelebeğin kanatları,
Görmedin yârim, görmedin.
İkimizin arasında bir dünya vardı,
Hoyratça harcadık ömrümüzü.
Yaşamadık, öldük bak,
İki mezar boyu dünya.
Bir söz eksikti belki,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!