Gecemiz sen hadi uyan şafaklara
biz ki doyduk karanlığa zulme acıya
gecemiz sen hadi sarıl şafaklara
biz ki hasret kalmışız baharlara
Kan uykusu sürgünlüğe gebe
Ferman hayat atar dışarı ölüm alır içeri
girdaba düşen kıramıyor zincirleri
Hüzün ve mutluluk içtima alır firar var mı diye
firar gezen eşkıya olmuş bir hasret vakti
Üstte neyse, altta da odur,
Işıkla karanlık aynı kökten.
Ruhum bir aynadır, içi doludur,
Gizli bir sözle başlar her döngüden.
Merkür sessizce akar damarımda,
Yol bir çizgi değil sadece,
Sabır ister, emekle geçer.
Adım adım yürür insan,
Kimi taşlı, kimi çiçekler.
Yolda kalma, yoldan şaşma,
teslimiyet hz yusuf.u kuyuda sınadı
kutlu yolculuk böyle başladı
saraya uzandı bu yolculuk
gönül sabır taşı ile hasrete boyandı
hz yakup vardı yüreği yusuf diye yanan
Gözümde bir perde, önümde âlem,
Her şey apaçık, ama hep gizem.
Zâhirde güldür, bâtında elem,
Gördüğüm suret mi, yoksa hayâl mi?
Bir bakışta sevdim, sanki aşikâr,
Zaman akar, durmaz asla,
Ne döner geri, ne bekler seni.
Bugün varsa, kıymetini bil,
Boşa geçerse, üzülür kalp derinde.
Sabah doğar, akşam biter,
Sonsuz bir nehir, akıp giden durmaksızın,
Kum taneleri misali kaybolan her an.
Ne dün var ne yarın, sadece bu sızım,
Şimdinin içinde asılı kalan bir fan.
Güneşin doğuşuyla başlar her yeni gün,
Yollar yürünmez artık radyolar dinlenmez
ya ona çıkar diye yol ya da çalar diye o şarkı
telaş içinde can dört duvar tümüyle zindan
takvimler surete benzer aşk bir yürek yangını
zaman hayatsız akar huzur yine düşman
bizler kimsesiz kalır canlar tümüyle cansız
Bir damla düşünce düştü geceye,
Sessizlik yankılandı içimde.
Evrenin kalbi mi attı,
Yoksa ben miydim titreşen?
Sonsuzluk ne kadar yakın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!