Bir gül açıyor içimde her sabah,
Adını duyunca titreyen ince yapraklarla.
Rüzgâr senden eser, gökyüzü seninle parlar,
Gözlerimdeki bütün maviler, senden ödünç alınmış.
Sensizken sokaklar suskun bir keder,
Bir rüzgâr esti adının ardından,
göğsümde bir ırmak kabardı sessizce.
Gözlerin — bir gece vakti denizidir,
bakmaya korkarım, kaybolurum içinde.
Seninle başlar sabahların kokusu,
Sana söyleyemediklerim birikir içimde,
Bir çiçeğin açmadan solması gibi sessiz…
Her sabah, adını anarak başlarım güne,
Ve her gece, gözlerini düşlerim, gizli gizli.
Bir rüzgar eser kalbimde, senden yana,
Her sanatçının süslemesi vardır.
Sanatta ustalık süslemede saklıdır.
Sanatçı süsler, sanat olur, baki kalır.
Monotonluk sanatı eksik bırakır.
Bir ressamın resminde süslemesi,
Çizdim—bir daire, sonsuzluk gibi,
İçine düşürdüm bir düşün rengi.
Her çizgide bir sır, her renkte iz,
Sembol değil sadece, kalbimle giz.
Fırçam dokundu sessizliğe önce,
Bir titreşimle başladı her şey.
Ne kutsal bir kelime,
Ne de bilimsel bir denklem —
Sadece “farkına varış”.
Bir sinir hücresi ışık yaktı karanlıkta,
Aşkın şarabından içen pervane gibiyim
Ayık gezmek haram olmuş bana sevgilim
Yelkenimi tutmuş deli bir rüzgar
Dalgalarla boğuşur olmuş yokluğunda yüreğim
Her sabah gözlerim sen diye başlar,
Gönlümde çiçekler seninle açar.
Bir nefesin yeter, dağılır hüzün,
Aşkınla yanarken üşür bu ömrüm.
Zaman sensiz aksa da sessiz, ağır,
Sen gülünce
gökyüzü biraz daha mavi olur,
içimde yıllardır susan bir kuş
yeniden ötmek ister.
Adını duymak—




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!