Mademki içinde o ateş söndü
Bir daha yandırma gidebilersin
Aklımda kalmasın son bakışların
Yüzüme bakmadan gidebilirsin.
Aylarca verdiğim kederi unut
Uysal koyun idim arslan kesildim
Düğüm düğüm olmuş ipe asıldım
Ölümü hissettim gel gör nasıldım
İmâna gel hadi ey Allâh kulu
Közüne yandığım külümü harlar
Lisânın kelâmı yülemiyorken
Yollarla yılları bölemiyorken
Kendi kendisine ölemiyorken
Senin yerine Ölemez dağları.
Kimseye kuş tüyü yatak sermiyor
Bir meclise oturupta eylendim
Bir şey bilirmişim gibi Bey'lendim
Şiir nedir dedilerde söylendim
Şiir,gönülleri bağlayıp gider
İyi kötü haberimiz ulaşır
Hoşcakal'ı sığdırdığım dünyâdan
Sığamadım sınamadan giderim
Geç kalanı uyardığım rüyâdan
Kınanmadım kınamadan giderim
Sağır geldi ağır geldi buralar
Sanmaki bu hayat güldü yüzüme
Dönemedim gitti aslî özüme
İnanın vallahi artık sözüme
Giderim meçhûle ayışığında.
Kanadı kırılmış garîp bir kuşum
Bu hayatın tekrârı yok günü yok
Yaşanılmış hikâyesi dünü çok
Ben bilirim saat saat çünkü yok
İnan ki sevmeyi ertelediğim.
Görülmemiş günler vardır sevdiğim
Yüce dağlar başın boran kar'mıdır?
Yolumu gözleyip duran yar'mıdır?
Kurtboğaz köyünden Efiloğlu'nu
Nasıl,nice diye soran var'mıdır?
Yüzünkoyu düştüm kalktım binkere
Bir gece ansızın gelirim diyor
Haber salmış bu gün bana Ezrâil
Ameli güzele şirinim diyor
Canıma göz koymuş durur Ezrâil
Bir mühletim varmış ömür kadarmış,
Yılda bir ay gelip gider
Nice dersler verip gider
Müslümânı görüp gider
Sor bakalım ne hâl'deler.
İmtihân bu anlasana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!