Gelip geçiyordum yumuş'a geldim,
Ardı sonu fâni yalan dünyaya.
iki buçuk metre kumaşa geldim
İçi dışı yalan dolan dünyaya.
Nazar eyleyip içimi geçirdim
Nazlı yâr uzaktan seyrime dalmış,
Görmezden gelirmiş yaban el gibi.
Tel tel etmiş zülfün yüzüne salmış,
Burun kıvırıyor, aman! el gibi.
Sanki anlamadım sanki görmedim
Ne adamlar gördüm coştukça coşar
Hırsıyla servetin peşinde koşar
Haddini bilmeden bendinden taşar
Suâl et süt dökmüş kediden melek.
Kimisi âlimdir bilgisi coşkun
Ne ben anlatabilirim
Anlamak istediğini
Ne sen anlayabilirsin
Anlatmak istediğimi.
Bu dünyadan ne götürdüm
Ne bilsin arkadakiler
Hep önsırada oturdum
Ne bilsin arkadakiler.
Yol alıyorsun bu günde
Hakîkât şehrinde hancı değilsen
Ne yolcuyu eyle ne hanı incit
Denizin dibinde inci değilsen
Ne bir yalan söyle ne canı incit.
Her söze inanıp içerlenipte
Bu tarafa yol mu düşmez
Neden beni es geçersin
Yüzüme gülen mutluluk
Sen bile adam seçersin
Gayrı umut kestim senden
Süslenip virtinlik bir manken gibi
Kırıtıp sekişin neden güzelim
Verici merkezli bir anten gibi
Her yerden çekişin neden güzelim.
İçin kapkarayken dışarın aksa
Feryâdım var aman başka biçimde
Sen gittin ya güman kaldı içimde
Ateş bitti duman kaldı içimde
Yaktın yüreğimi bedenim çıplâk.
İnsanı sevmenin sevâbı çoktur
Şu dünyada her insana
Yanar içim hem o biçim
Bu husûmet düşmanlıklar
Bilemedim neden niçin?
Ekmekleri bölüşseydik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!