/İğne deliğinden geçer
Burnumdan getirirdi
Yetmez,
Ötelere alıp götürürdü
Cesaret satardı bana
Olmayacak günahların ortasına atardı!
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bence gençlik yıllarına özlem sarmış kalem,içindeki hafiflik hissi ,dudaktaki gülümseme hep özlem duyulacak eylemlerdir.Sorumluluk taşınmayan yıllar ve mevsimler,hafife alınan hayat,bir bakarsın ki şimdilerde tam yerine oturmuş umut ve hayaller,geldikleri gibi gidişide muhteşem olacak.Yüreğiniize sağlık,tebrikler.
Sürüp gidecek sanırdım yarı uykuda hayat
Sürtünür dururdu yatağımla yorganım
Enine boyuna girmezdim aralarına
İşte öylesine
Ve hep gelişigüzel…
Belki sırf bu nedenle
Kılı kırk yarar oldum şimdilerde
Gelişim gibi mi olur kim bilir
Gidişim de!
sayın hocam dönüşünüz muhteşem olmuş...
tamda size yakışacak bir dönüş,
ne mutlu bize ve teşekkür ederim size ki
bizleri dizelerinize kavuşturdunuz
ne çok özlemiştik sizi ne çokkk
Hayat böyle birşey işte gençlik neler yaptırmaz ki insana hele birde aşk varsa nereye baksa onu görür hayalinde bile sevişir insan gelişigüzel ve sere serpe yaş kemale erince basacağı tahtanın nemini bile ölçer insan bırak yaş tahtaya basmayı. Kutluyorum Zeybek hocam kaleminize kelamınıza sağlık.
Hayat hep gelişi güzel oluyor da
Gidişin sonu belli değil
Ucuz şarabın verdiği keyfi pahalı şişelerde bulamaz olduk
Hele hele bu günlerde pahalıya bile dokunamaz olduk
Zaman bizi mucit etti geçmişin keyfi ile bu günü içiyoruz
Daha kaygılıyız bu günlerde
Sayelendiğimiz kaygısız ergenliği de özler olduk
Üstümüze titreyen anne babalar var dı
Aman ezilmesin, üzülmesin toz olmasın, kirlenmesin
Kıyamadılar sözde bizlere
O sebeple hiç bir işte kök salmadık
Hiç bir alanda profesyonel olamadık
Hala acemi birliğinde
Hala amatör
Hayatın komisi olduk
Hocam yine düşündürmek ile kalmadınız alıp götürdünüz
Huzur dolu esen kalın
Saygılar
Şiir bir akıştır aynı zamanda.Bu akışta usa uygunluk öncelenir.Şair bir düzlemin ilerleyen kilometre taşlarını yerleştirmekle meşgüldür şiirinde.
Nasıl ki zaman dediğimiz olgu kesintisizse,bölünemiyorsa duraksatılamıyorsa şiirde de bu akış aynıdır.Bu yönüyle zamanın akışıyla şiirin akışını görecelendirmek olanaklıdır.
Bilinen geçmiş zamanın bellek kayıtlarından bazen ince eleğin üstünde kalanlar olur.Onların saniyesi,dakikası,günü,ayı,yılı birbirini izler,kesemezsiniz,oldu bitti işte,diyemezsiniz.
Nerden anlarız peki bunu?
Sorunun yanıtı bu şiirde çok net olarak karşımıza çıkıyor :
BİLİNEN GEÇMİŞ ZAMANIN ÖYKÜLENİŞİ ile!
Böyle bir yaklaşımdan yola çıkan Şair,merakımızı giderici son anlamı da finalde vurguluyor zaten :
''Gelişim gibi mi olur kim bilir
Gidişim de! ''
İşte bu soruya yanıt vermek olanaklı değil.
Yine bellek yaıtlarına bakılacak ileride.Yine oradan süzülenler sonrası ortaya çıkacak bu başat gerçek...
GÜZEL GİDİŞLERİMİZ OLSUN İSTERİM..
Kutluyorum Kardeşim.Şiiriniz yine harikaydı.
Nicelerine.Selamlarımla..
Gelişim gibi mi olur kim bilir
Gidişim de!
gelişler sevinç gidişler hüzün bırakmıştır her daim
sevinilecek tek gidiş bela ve musibetlerin gidişi olacaktır.
yürek sesiniz daim olsun hocam kaleminizden güzel bir şiir okudum
Sevgili Kardeşim, edebiyatdefteri.com'un saygın kalemi sayın: Mustafa Bay,
Kalemin serbest şiir konusundaki yeteneğini gözler önüne seren, yoğun duygu altında ustalıkla kaleme alınmış, keskin betimlemeli vurucu imgelerle akıllardan silinmeyecek bir şiir olmuş. Okunması ve serbest bir şiirin nasıl yazılması gerektiği konusunda ders alınması gereken bir şiir.
Beğenerek ve duygulu kaleminize saygı duyarak okuduğum bu güzel şiirinizi tam puanım ve beğeni ile antolojime ekliyorum.
Kardeşimin şiir ve gönül sayfasına, tebrik ve başarı dileklerimi bırakıyorum.
Her şeyin sizin ve sevdiklerinizin gönlüne göre olması dileklerimle sevgi ve saygılarımı sunuyorum efendim, lütfen kabul buyurunuz...
Dr. İrfan Yılmaz. Turgutreis - Bodrum.
Bir yolculuk değilmidir hayat ?
Başlangıcından sona doğru ne limanlar eskitdik ne gemiler yandık kim bilir..! An gelir döneriz geriye bir tatlı tebessümle bir acı kıvrım çarpışır yüzde ..
Hayat dedikleri bu olmalı ..Kaleminiz tükenmesin hocam..Nice güzel eserler dökülmek için bekler yüreğinizde..
Saygımla
güzeldi... tebrik ederim...
çok güzel bir şiir olmuş kutluyorum zeybek hocam
gelen gider elbet dünyanın kuralı bu ama asıl mesele nasıl gittiğimizdir.
yaşamın en kolayı belkide gelişi güzel yaşamaktır, rüzgar nereye götürürse
sınavdan çıkmak kolay oluyor ama sınavı geçemiyorsun o zamanda
mademki hayat bir sınav ya sıkı çalışarak sınavı iyi bir dereceyle geçeceksin yada en kötüsü dersi geçeceksin
saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 66 tane yorum bulunmakta