İki bardak çayı verdim kedere, Biri söylenmeyen kırgın sözlere.Diğeri gelmeyen güzel günlere, Dumanı karıştı masum düşlere Ekim rüzgârıdır camlara vuran, Yalnızlıktır bana hediye kalan.Akp gitti zaman, yuttu bir yalan, Gözüm takılı kaldı boş yerlere.Dudakta kilitli kaldı cümleler,Uzak bir hayale döndü o günler.İçimde bir bir söndü ümitler, Hüzün çöktü artık mahzun yüzlere Ne gelen var artik, ne de bir haber, Sessizlik büyürken içimde keder.Bir fincan soğudu, beklemek biter,Dumanı karışır eski düşlere.
Bazen geçmişe dönmek istersin; eski sokakları, eski günleri… Bir şarkıda takılı kalır dilin, bir hatırada sessizce üşür yüreğin.
Sonra anlarsın; özlediğin ne o günlerdir ne de geride bıraktığın insanlar… Sen, o günlerdeki kendini ararsın.
Kimi elinde çiçek, yüzünde gülüşle gelir, Kimi dostluk maskesiyle en derin yerine girer Sen elini uzatırsın, gönlünden güvenerek, 0, hangi yaran var diye bakar sessizce bilerek.Habil olmak yürek ister, sevmek ister, öz ister, Kabil'in kini bazen en yakundan ses verir.
Kardeşlik kanla değil, niyetle belli olur, Kimi elini tutar da, düşeceğin günü bekler.
Bazen mutluluk, bir sofraya konan kuşun neşesinde,
Bazen bir lokmayı paylaşmanın sessizliğinde saklıdır.
Hayatın en güzel anları belki de böyledir;
Küçücük bir iyilikte, kocaman bir huzur vardır.
Bir avuç yem, biraz su, gölgesinde bir dal…
Mutluluk dediğin, aslında ne kadar yalın.
Gönül gözüyle bakınca anlarsın dünyayı;
Bazen küçücük bir an, güzelleştirir bütün hayatı.
Oğlum, aynı sözü söylüyorsam sana, İnan, yük olmak değil niyetim hayatına.Ben bazı yolların sonunu gördüm, Sen üzülme diye kendi içime gömdüm.Bugün sana sıkıcı gelen her nasihat, Yarın belki korur seni, olur bir hayat.Ben senin yoluna taş koymak istemem, Düşeceğin yeri bilip de sessiz kalamam.
Her yanlışın bedeli ağır olabilir, Bazı yaralar yıllarca kanayabilir.Ben yaşadım diye sen de yaşama, Ben yandım diye sen ateşe yaklaşma.Bir gün anlarsın belki neden ısrarımı, Neden sakladığımı içimdeki sızımı.
Senden tek dileğim, yüzün hep gülsün,
Hayat seni yorsa da kalbin güzel kalsın
oğlum.
Oğlum, sen doğduğun gün değişti dünyam, Bir nefesinle çoğaldi sevincim, duam.
Minicik ellerinle tuttun ya elimi,
O gün sana verdim kalbimin en güzel yerini.
Büyüdün... Ben hálâ aynı yerdeyim, Düştüğünde içten içe seninle düşerim.Gülüşün baharım, hüznün sonbaharım,
Sen benim ömrüme sığdıramadığım duamsın
Hayat önüne qüller de serecek,
Bir ömür geçti de nasıl anlamadım, Kaç bahar yitirdim, kaç kez ağladım?Daha dün peşimden koşardı yıllar, Bugün birer ant olmuş o baharlar.Pencereye vuran sararmış yaprak, Her düşüşte içimden koparıyor bir dal.Dün gibi aklımda gençlik çağlarım, Nereye savruldu benim yıllarım?
Saçımda her beyaz tel bir hatıra saklar, Kimi yüzümde güler, kimi içimi dağlar.
Başkaları uğruna tükettim zamanı,
Şimdi kendimde ararım kaybolan yıllarımı.
Su kaçmak isterse buhar olur, Tutunmak isterse buz kesilir.Peki, ya insan?.
Gitmek isterse bahaneler bulur, Kalmak isterse firtınaya direnir.Sevmek isterse bir ömre sığar, Vazgeçmek isterse bir anda silinir.
Bazen su gibi akar insan,
Önüne çıkan engelleri aşar.
Bazen buz gibi susar,
İqindeki firtunaları saklar.
Sana yaşadığını hissettirecek birini sev,
Bir gülüşüyle unuttursun kederini.
Gidişiyle değil, varlığıyla öretsin aşkı,
Gözlerine baktığında huzuru bul,
Onun yanında yeniden sev hayatı.
Öyle birini sev ki,
Ben sana gönül bahçem yıkık
gelmiştim zaten,
“Ne istedin, içimde kalan birkaç solmuş çiçekten?”
Bir avuç huzurdu senden dileğim, Biraz sevgi, biraz da anlaşılmak.
Sen onu da çok gördün bana,
Kaldı geriye susmak ve uzaklaşmak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!