Diş bilip yüreğimizi
inat uğruna karanlığa açtık.
Müsterih olan güle
dikenlerimiz mi göründü?
Aşksızlıktan sevdamızı
atar mı olduk?
Cıbıldak duygularımızı
şemsiye gibi açmışken,
güneşini başımızın üzerinden
esirgememeye çalışırken…
İzbe bilincimde
seni daha çok düşünürken,
kimi kalplerde can pazarları yaşanırken,
yolunmuş yollarımızla
gün gibi sevdana açılmıştık.
Yüzümüzü belki
felek çarkında tutamamıştık
ama yağan doluya
sahil olmuştuk.
Kıyılarında zamanı durdururken,
su gibi kokmak
nasibimden bana düşüyordu.
Gecelerim karanlık örtülerin altında
bir takı gibi dururken,
dilimin tutulduğu manzaramda
sesinle uyanırdım.
Sesine uyanırdım…
Mest olduğum dengbêj gecelerinde,
avazıma renk kattıkça
acıkmış duygularımın tadına varır,
mest kalırdım.
“Hayat insana sevdiklerini
mutlaka verirmiş.” deyip
hâsıl olasım gelirdi
seni düşündüren
her eskimiş yanımda.
Kayıt Tarihi : 31.10.2026 11:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!