Lise öğrencisi olan amatör ama profesyonelliğe çok yakın bir şair.
Ağustostan Sonra
Yağmur damlaları gözyaşlarıma karışmış,
Fark edememişim,
Ömrümün son güzel günleriymiş meğer,
Caminin avlusunda akşam ağırdı,
Çocuklar susmuş, ezan yeni bitmişti.
Bir çocuk kaldı hocanın yanında,
Sanki söyleyeceği söz,
Dünyadaki bütün suskunluklardan ağırdı.
Geçen bir türkü dinledim
Orda şöyle diyordu,
''Ben sevdim eller aldı niye ben ölmüşmüyem''
Çok etkilendim,
Ve şu satırlar geçti kalbimden.
Denedim hem de bir çok defa,
Her seferinde de elimden bir şey gelmedi,
Olsun ben buradayım ama sevdiklerim uzakta,
Olsun ben varım ya sevmesem de olur.
Üzgünken konuşma, mutluyken susma,
Eğer kalbin kırılmışsa, içine atma.
Bazı yaralar sessizlikte büyür,
Bazı vedalar söylenmeyince ölür.
Kırıldıysan söyle, gurur yapma,
Bir odada kaldı çocukluğum,
Duvarlarda solmuş birkaç isim,
Pencereden giren akşamla
Sessizce büyüdü içimde bir eksik.
Her ayın başında
Aynı merdivenleri çıkan bir adam vardı.
Biri anahtarı cebinde taşırdı,
Diğeri o anahtarla açılan ömrü.
Kapının ardında
Hatırlatma bana kendini unutmuşken bu günlerde seni,
çünkü ben seni unutmaya çalışırken
hangi tarafımdan eksildiğimi bilmiyorum.
Bazen yolda görüyorum seni,
öyle ansızın çıkıyorsun karşıma.
Yağmur damlaları gözyaşlarımla karışmış,
Fark edememişim,
Ömrümün son güzel günleriymiş meğer.
Seninle geçirdiğim günler...
Fark edememişim.
Herkes dedi,
“Değiş artık, böyle yaşanmaz.”
Haklılardı belki,
ama kimse hikâyenin tamamını okumaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!