Ben, ser vereceğim yere
Verilecek ki tek bir parmak, bir karıncaya değmesin
Yürüdüğüm vakitlerde gözlerimle buluşacak avare ayaklarım
Ben, senle olan savaşımızın ardından hiçbir varlığa zeval getirmeyeceğim
Omuzlarına dert yüklemeyeceğim hiçbir ananın, hiçbir karıncanın
Onlar da evlatlarının aşkıyla yanıp tutuşuyor her gün
Evlatları eve gelsin diye sürekli bir bekleyiş
Elleri yüreğinde, kulakları kapı
Bir dert, bir sıkıntı ve bir endişe
Annem benden vazgeçmek üzereydi
Vallahi başka bir anne bu raddeye gelsin istemem
Geceleri dünyam zangırdasın da istemem
Gece yatarken ahları kulağımda zonklasın istemem korkarım!
Çünkü Allah şahidim olsun ben yargılanmaktan çok korkarım
Senin aşkın bana bunu öğretti
Aşkın öğretti bana kimsecikleri incitmemeyi
Çünkü ben sensiz bin gece kan yuttum gerçekten de
Berbattı, ağladım ve susadım
Sular içtim boğazımdan akmadı
Yürürdüm ve kemikler çatırdardı
Senin aklar düşmüş şu aşkın var ya
İşte o aşktı bu mülayimin muallimi
Ben iman ettim
Ben inançlıyım, inanmak istiyorum sen gibi olmayacağıma
Korkuyorum.
Korkuyorum çünkü, bana bir soru daha soracak öldüğümde Münker ve Nekir
Rabbim, dinim, peygamberim, kıblem ve kitâbım dışında!
"Bir karıncayı incitmemek için taş değdirdin mi ayağına?"
Kayıt Tarihi : 4.10.2026 02:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!