sen uyurken;
öptüm dudaklarından
gül kokusu vardı.
kuru incir tadındaydı,
ıpıslaktı;
ansızın nefesin içime yürüdü
……………………….(Ponera Pregrina)
Ponera Pregrina;
Yalnızlığının hicran musluğu cigarandan
Küller damlar, yüreğimin katran tablasına.
yağmurlu bir Beyoğlu akşamında
utangaç bir yürek;
sinmişti karanlığın kuytusuna.
derin, derin ağlıyordu.
gelip geçenlerden habersiz.
eli kalbine uzanan
kalbi aşk niyazında
bir çocuktum
yoncalar arasında uyudum
içimden bir ömür geçti
yelkovan akrebin peşi sıra
—İrfan Erdemir’e-
Eris girdi kanıma!
karşı geldim Zeus’a
saklı hüzünlerimin, giz kokan yalnızlığında
yaşayıp yaşayacağım alt tarafı / üç kişilik bir hayat
hasta olan kalbimle
şu üç saatlik dünya üzerinde.
ilk iki saatini sen diye
kalan tek saatlik ve senden arta kalan ne varsa ben diye/
tutuyorum akıl defterimde.
uzun zamandır
susamışım aşka.
sürgün yüreğim uzak diyarlara!
bel ki de aradığım sensin;
uzat ıslak ellerini
uzat sar boynuma.
saat üç otuz
İçimdeki sana ait
duygular uykusuz.
cigaram
ateşsiz dumansız.
yüreğim kıyıda bir sandal gibi
geliyorum ey dost
kabul et hicretim sana
bu kez tek dal gül ile değil.
masmavi;
yediverenler var koynumda.
geliyorum;
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!