yekûn:sürgün teb'a nın bedbaht karînesi!
I.
ayarı yok:Doğu'nun doğurmak için büyüyen karnı
sanılır ki tekmil cinnet! sanılır ki
konuşulan her lehçe uzantılı söz kavgaya gebe!
hadi toparlan çocuk, gidiyoruz
bırak gam kederi
bırak sahte sevileri
toparlan gidiyoruz, bekliyorlar
karlı bir tepenin ardında
Anadolu toprağı kokan adamlar
ey sevgili
kulak ver içimde ki sese,
dinle bak;
neler,neler söylüyor!
gaibten değil;
ey sevgili
şimdi bir yağmur başlar
yağmur doluyla
dolu karla
kar hüzünle
hüzün seninle
sen;
şu yokuşun sonundaki;
kagirden tek odalı evde otururdu
mutluydu:
hamal bir babanın oğluydu,
aynı kaderi paylaşıyordu;
.....................kendi çocuğu!
gittin ya;
bilmem
kaç kişi benzettim sana!
sensizlik ızdırap
ne olur bağışla!
şimdi anlıyorum
Sirkeci garı
sıcak bir Temmuz akşamı
vedalar hep ağlamaklı.
siren sesleri duygu sarhoşu
kanatırcasına dokunaklı
yorgun ayaklarım/
Sürgün duygularımla perişan halde
Karlı dağ başlarında yaktığım ateş
Hürriyet kokan düşünceler içinde
Üşüyen yalnızlığıma doğan güneş...
duygularımın yasında
gökyüzü ağlıyor gülüm
masmavi gözlerinden!
sağanak,sağanak gözyaşı
düşüyor çorak toprağa
bir tohum filizleniyor/
Hüzünbaz, ela gözlü küçük kadın
Bilinmezdi adın, yahut muradın
Söylesene nazlı yar, nedir ahın
Ayyuka çıktı; duyulmaz feryadın.!
Tutuştu yüreğim, yangınım şimdi
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!