ihanet silahında;
tetik de son kurşun.
ölüm değil,
ölüm değil
namludan çıkan
nağmert bir eşkiya
derler ki;
bilinmeyen bir liman ülkesinde
alev saçlı, yangın bakışlı
denizkızları yaşar.
bilinen o ki;
bu denizkızları hâlâ
hep sevişme sonraları
beni gözlerinin ıssızlığında
yabana terk ediyorsun.
uzaklaşıyorsun benden
kendine ve bana yabancılaşıyorsun
benden ötelere
bu sabah
o mavi o engin deniz
bir kadın doğurdu kimsesiz
bir kadın
hüznü gözlerimde batık
yarı insan yarı balık
korkuyorum bu zamansız,
hain gecelerin karanlığında/
yalnız kalmaktan
sus-pus olmuş üşümüş
bir köşeye sığınmış/
olmaktan korkuyorum.
hep aynı garip tecelli,belada başım;
yüreğimin kırık bam teli,vefasız aşkım,
ne yapsam boşuna kâr etmiyor akışım.
yüreğimin sahipsiz kuşu, esire aşkım.
umutsuz bir vaka sebebim yaşım,
tutup ahûzar kokan yılgın kollarından
kaldırmak vaktidir ayağa zamanı...
haylaz bir çocuğun son umut sahası/
ikilemler içerisinde düşüp yaralandığı,
-dizini kanattığı
-yetmez mi?
ne kadar yaşatmaya çalışsan da
yabanıl otlar bitmiştir
aşk toprağında
gül eğer, kara yazgılı başını
dökülür;
humma yemiş gibi
bir mumun ardında sıyırdın üzerinden/
sana olan sevgimi
gittin; hüznün gebe kaldı bana
sevişken anıların girdi kanıma
anason kokan bir gece
d/uyuyor musun! Habil
çelik zırhlı
potin sesleri geliyor yine
yurdumun o bahar kokan göğünde
aylardan Eylül
günlerden darbe
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!