Seni Arıyorum Şiiri - Sevgili Özbek

Sevgili Özbek
140

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Seni Arıyorum

Zaman sensizliği çok solluyor
Tam üç koca eylül geçti, koskoca üç asır
Önce Kars, Iğdır, Büyükkımılı
Önce bizim yediğimiz yemlik, evelik kuşebbeği
Önce yemeğimize giren erişte pilavı, ayran-aşı mercimekli
Sonra Lilipar bulağı, yayla yeşili unnuca
Sonra İstanbul, Taksim, Avcılar
Sonra hiç bir zaman sevdiğine kavuşamayan Anadolu
Şimdi şubattayız yanında olamam
Bilmem yanında olsam da beni tanır mısın

Zaman sensizliği seziyor
Demli bir çay bardakta
Bir paket maltepe
Bir sigara dudakta

Zaman sensizliği çok yoruyor
Bazan küserim hayata
Elimi ayağımı çekerim dünyadan
Yoksun kalırım seni düşünmekten
Seni gördüğüm günleri gömerim
Velhasıl
Ellerim ellerine seğriyor

Zaman sensizliği geçiyor
Köyümün yeşil kokusu doluyor genzime birdenbire
Buğday tarlasında başaklar diz boyu
Ayaklarımın altında toprak ve su
Ve aşk
Sonra uyanıyorum
Alnımın yazısı acıyor
İftar vaktine yakın susar ya insan
Yokluğun o denli
Seni ölesiye özlüyorum
Öpüyorum ağzının kıyılarından

14-02-2012

Sevgili Özbek
Kayıt Tarihi : 15.2.2012 18:38:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ali Özen
    Ali Özen

    “ Zaman sensizliği çok solluyor
    Tam üç koca eylül geçti, koskoca üç asır
    Önce Kars, Iğdır, Büyükkımılı
    Önce bizim yediğimiz yemlik, evelik kuşebbeği
    Önce yemeğimize giren erişte pilavı, ayran-aşı mercimekli
    Sonra Lilipar bulağı, yayla yeşili unnuca
    Sonra İstanbul, Taksim, Avcılar
    Sonra hiç bir zaman sevdiğine kavuşamayan Anadolu”
    Şair, gurbette yaşarsa ne olur? Önce sevda ateşi onun da yüreğini basar, dayanılmaz olur. Pırıl pırıl, yürek işi şiirlere durur. Geçen üç yıl, üç yüz yıl gibi gelir ona. O, yaşadığı “Kars’ı, Iğdır’ı , Büyükkımıl’ı; özler. Sonra yedikleri yemlik, evelik kuşebbeği, erişte pilavı, ayran-aşı mercimekli, Lilipar bulağı, yayla yeşili unuca aklından çıkmaz.
    Sonra bir yolculuk başlamıştır. İstanbul, Taksim, Avcılar derken Fransa’ya. Mevsimlerden şubattır. Oraya ulaşamamanın hüznü çökmüştür.

    “ Zaman sensizliği seziyor
    Demli bir çay bardakta
    Bir paket maltepe
    Bir sigara dudakta.”
    İnsanın en doğal halleri,” yaşama tutkusu ve aşk” şiirde ne denli güzel işlenmiş: Yalın, içten ve doğal. Okuyanı sımsıcak çarpıyor. Sizi etkisi altına alıyor. Aslında şairin herhangi birini değil, aşkı özlediğini anlıyoruz. Çünkü aşk, insanın damarlarındaki kanı coşturan, en çok gereksinim duyulan, en doğal, en insan halidir. Onu yani aşkı yitirdiğinizde “Alnınızın yazısı acır,” sizi kanatır.
    “Ve aşk
    Sonra uyanıyorum
    Alnımın yazısı acıyor
    İftar vaktine yakın susar ya insan
    Yokluğun o denli
    Seni ölesiye özlüyorum
    Öpüyorum ağzının kıyılarından.”
    Nazım Hikmet’in bence en büyük başarısı Türkçeyi ustalıkla kullanması, doğal, içten ve özgün olmasıydı. Sevgili Özbek’ in özellikle son şiirlerinde de aynı doğallığı, içtenliği ve özgünlüğü görüyorum.
    Kendisini içtenlikle kutluyorum. Şiir yolunun açık olduğu inancıyla başarılar diliyorum.




  • Cevat Çeştepe
    Cevat Çeştepe

    Şiirin ilk bölümünde yer ve mekan adresleri ile beraber kovanılan zaman keyfinin ipuçlarından sonra şairin üç koca eylül sonrasının duygularının geldiği o dayanılmaz özlem noktası. Etkileyici betimlemeler ile güçlendirilmiş şiirsel bir anlatım...
    Kaleminize sağlık sayın Sevgili Özbek...

TÜM YORUMLAR (2)