Hayata ve yazın yolculuğuma yalnızca bir coğrafyanın ya da bir dönemin sınırlarından bakmak istemiyorum. Benim için asıl başarı, şair ve yazar kimliğimin ötesinde, her şeyden önce iyi bir insan olabilmek ve evrensel değerleri yaşamımın merkezinde tutabilmektir.
Köklerimden beslenirken farklı kültürleri, sanatı ve insanlığın ortak mirasını anlamaya çalışıyorum. Tek bir kimliğe ya da kalıba sığmadan, farklılıkların içinde ortak ritmi bulmak ve dünyanın neresinde olursa olsun insanın kalbine dokunmak istiyorum.
Aidiyetimi tek bir yerle sınırlamıyor, kendimi daha büyük bir bütünün parçası olarak görüyorum. İnsan olmanın derinliğini arayarak öğrenmeye, paylaşmaya ve yazmaya devam ediyorum.
Çünkü dileğim kalemle başlamak, evrenle gelişmek, zamanın ötesinde yaşamak.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




-
Yaşar Gürlek
-
Abdülkadir Kalay
-
Ozan Fuzuli
Tüm Yorumlaryasar gurlek rotterdam hollanda
Kitabınızı okudum. Çok güzel bir şiir geçitiydi. Özellikle BEN OLAN TARİHİMSİN ve HEY İSTANBUL HEY (antolojide bulamadım) isimli çalışmalarınızı beğeniyle okudum. Tebrik eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Abdülkadir Kalay
Sevgili özbek'in kitabını aldım çok güzel olmuş. kitap bir yılda satılmadı diye yayınevi aleyhine yazı yazmış.
veya ikinci kitabını çıkarmak istemiş. ikinci kitabın parası bu kitaptan çıkmayınca da yayınevine saldırmış. hiç yakıştıramadım şairliğe.. hangi şiir kitabı bir yılda bitiyor. yayınev ...