Sığ suda yüzerken henüz bacak kadar boyum bir balık gördüm. Kocaman gözlüklerle nefesimi tutup suya sokarken kafamı dikkatle bana baktı. O balığı hiç hatırlamıyorum. Nedendir aklımda sormuyorum şimdi.
Turuncu akşamların olduğu kumlarda uyurken dalga sesleri ayakucumdaydı. Bilirdim. Hava kararınca denize değerdi misinalar. Ayda parlayan balıkları çekerlerdi. Görseniz inanırdınız. Geceleri avlanmak yalnız görebilenlere bahşedilmiş. Çok defa söyledim ya gözlerim bozuk. Bir sürü göstermelik tuşu olan fenerleri açsak da gözlüğüm kirlendiğinde neyse ki o zamanlar çocuktum ve gözlerimin bozukluğu yalandan ibaretti.
Yosun tutmuş kayalara basmak yiğitlik ister. Bunu sadece ben söylemiyorum. Değme deniz adamları böyle düşmüşlerdir derinin dibine. Gülünç. Teknelerin isimleri sırasıyla tekne I yedi kere yirmi altı kıran. Aralarından suya batıp çıkan ipleri çözüp öyle çok istemişimdir ki açılmayı bunu hiç yapamadan ölürsem mezarıma bir teknenin adını versinler.
Limanın bazı zamanlarında bazı dalgalar öyle büyürdü ki kocaman olurlardı. Kollarımı iki yana açarsam tarif edebilmiş olurum. Öyle kocaman. Ceketini giyip kayaların ucunda ıslanan film karakteri üşümüyor mudur diye düşündüğümde karar verdim bir sinema filmi çekmeye. Limanın sonunda hep bunu düşündüm. Sonra suya atladım. Sonra yüzdüm. Sığ sulara. Bir balık gördüm ve o da beni gördü. Gözümde kocaman gözlükler ve ceplerimde kumlar. Nefesimi tuttum.
Bir gurbet akşamı
Mektep dönüşü...
Ağzımda sigara
'Of' çekiyorum,
Dumanlar yükseliyor,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta