Seçildi kullar arasından,
Sayısı pek çok; yüz binlerce.
Kurtardı küfür yarasından,
Davet etti Hakk’a günlerce.
İsmi bilinen, bilinmeyen,
İnanmakta zorlanma!
O, en son Peygamberdir.
Kabul et, oyalanma!
Hakk’tan gelen haberdir.
Şahit olarak yeter,
İnancında gitti aşırıya,
Kulağın vermedi uyarıya,
Şutlandı tevhitten dışarıya…
İsa (as) ilah değil; O’nun kulu,
İçlerinden seçtiği Resulu.
İnsanoğlu uyar nefsine,
İşler durur birçok cahillik.
Kulak verse Hakk’ın sesine,
Kendisine yapar iyilik.
Allah kabul eder tövbeni,
İnandığı gibi yaşayan,
Ecrini eksiksiz alacak.
Bu durumu takdire şayan,
Ahirette mutlu olacak.
İslâm’ın emrine sarılan,
Allah her şeyi bilendir,
Hükmüne olunur razı.
Sorulmaz; niçin, nedendir?
Olmaz kulun itirazı…
Mirasta alınacak pay,
Dünyadan göç etmiş kişi,
Yok, babası ve çocuğu.
Nasıl olur miras işi?
Merakla sormuş birçoğu…
Var ise bir kız kardeşi;
Daha önce kula kulmuş,
İslâm ile kıymet bulmuş,
Mushafta isim de olmuş…
Sure-i Nisâ’da adın,
Kur’ân’la korundun kadın!
Ey insanoğlu! Bir bak geçmişine,
Senin aslın Âdem (as) ile Havva’dan.
İnanma maymundan türeyişine,
Bak, gör! Ne güzel yaratmış Yaradan.
Rabbimiz görmekte elbet kulunu,
Boşayıp önceki eşini,
Olacaksan başkası ile,
Geri alamazsın mehrini,
Yüklerle vermiş olsan bile.
Mehrine sahip olmak için,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!