Müşrik kervanı görmeden zarar,
Dönüyordu Mekke’ye sağ-salim.
Ebu Cehil’de kesindi karar,
Bedir’e gidelim dedi zalim.
Çıktılar yola, akıyor kibir,
Kalplerinde bulunur maraz,
Müslümanlara besler garaz,
İslâm’a eder hep itiraz…
Kâfir bu; düşmanca davranır,
Bir gün kıvrım kıvrım kıvranır.
Kâfir dünyada daha çok işler vahşet,
Hep böyle izlemeye devam edersen.
Ölüm ânı uyandırır onda dehşet,
Can çekişme hâli nasıldır bir görsen!
Melekler vura vura alır canını,
İsyankâr insan kaçırır ipin ucunu,
Düşünmez, hesap etmez işin sonucunu,
Nankörlük eder durur, yalar avucunu…
Hepsi de yanlış istikamete doğruldu,
O şeytanın vesveseleriyle yoğruldu.
Yaratılan canlıların en şerlisi,
Kötülükte yok üstüne hünerlisi,
Görülen o ki; cehennemin yerlisi…
Nankörlükte sınır tanımaz böylesi,
İmana gelmez inatçıdır cümlesi.
Şam’dan geri dönen Kureyş kervanı dolu,
Geçiyordu Medine yakınından yolu,
Kırılması lazımdı müşriğin bu kolu…
Yola çıkmıştı müminler alelacele,
Kureyş kervanı geçirilmeliydi ele.
Kervanı ele geçirmek kolaydı,
Ama üç kat düşmanla savaş zor olaydı,
Ah, keşke bu konuda tartışılmasaydı!..
Tâbi olunursa içten o güzel Gül’e
Biiznillâh binlerce düşman döner küle.
Bir fırsatın kollar düşman; bekler pusuda,
Güçlü olmalıyız ermek için maksuda,
Hazır ve nazır; karada, havada, suda…
Elinden gelenin en iyisini üret!
Düşmanlar yaklaşmaya edemesin cüret.
Gönüllerde yankı buldu dine davet,
Müslümanlar buldu İslâm ile kuvvet.
Bitti yüz yirmi yıldır süren adavet,
Tesis edildi umulmadık uhuvvet.
Yüce Allah’tır kalpleri kaynaştıran,
Savaşa teşvik edin Müslümanları!
Sönmesin Hakk yolunda heyecanları,
Şehadet özler iman dolu canları…
Sabırla savaşan erişir zafere,
On katın olsa da yenilir kefere.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!