Başarıyı ve zaferi bilme kendinden!
Hiç şüphesiz hepsi de Allah’ın indinden,
İşte bunun bir misali Bedir Harbinden…
Düşman etkisiz hâle getirildi, nasıl?
Yüce Rabbimizin izniyle oldu asıl.
Çıkmadan Bedir’e doğru sefere,
Duaya durmuş Kâbe’de kefere:
“Dosdoğru olan ulaşsın zafere!..”
İlahi hükme olun artık razı!
Kaybettiniz, bırakın itirazı!
Bedir Gazvesi nihayete ermişti,
Rabbimiz müminlere zafer vermişti,
Bir tartışma, ortamı biraz germişti…
Ganimetten payı kim, nasıl alacak?
Buna Resul’ün cevabı ne olacak?
Önünde hazır iki tane rehberin,
Biri Kur’ân, diğeri de Peygamberin,
Yokmuş gibi davranma bundan haberin…
Kur’ân ve sünnetten çevirme yüzünü!
Kulluk et, unutma verdiğin sözünü!
Önünde hazır iki tane rehberin,
Biri Kur’ân, diğeri de Peygamberin,
Yokmuş gibi davranma bundan haberin…
Kur’ân ve sünnetten çevirme yüzünü!
Kulluk et, unutma verdiğin sözünü!
Müminin imanı olacak özde,
Görünecek hem amelde hem yüzde,
Kalmamalı sadece lafta, sözde…
O; gerçek müminlerin ta kendisi,
Cennetin vazgeçilmez efendisi.
Yaş olan da yanar kurunun yanında,
“Bana ne” deyip uzaktan etme nazar!
Fitneler yayılmışsa dünya hanında;
Mesulsün müminden, Kur’ân öyle yazar,
Her koyun kendi bacağından asılır!
Bu dünyada düşebilirsin darlığa,
Derken gün gelir ulaşırsın varlığa,
İmtihan bu; sakın düşme gaddarlığa!
Yaklaş! İyi tanı seni yaratanı!
Unutma nimetler ile donatanı!
Hassas mevzularda aşma sınırını!
Sakın açığa vurma dini sırrını!
Görürsün iki dünyada zararını!..
Ebû Lübâbe düştü böyle hataya,
Pişmanlıktan döndü çok ağır hastaya.
Varlık ya da darlık; ömrün her anında,
Kul sınanır işlediği ameliyle.
Kıyamet günü hazır bulur yanında,
Ne ederse kendine eder eliyle.
Edinilen mal imtihandan ibaret,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!