Sesini duymak istedim
Biliyorsun sadece yansın bile
Benimde sımsıcak yumak yumak ateş diyarı
Yerinde duramayan bir çocuğun
Alevle dansı
Düşünülen öylesi sen değilmişsin
Ölesi ‘ben’`miş süreklilikte arzulanan (! ?)
İnanmadım değil
Yaşantılamadım
Var kalmanın ulantılanan uzantısını
Doğru! Ölesi sende duyumsadım
Hadi döşen bakalım
Döşemesi kırık basamaklarda evliya adımlarını
Hadi kuşan adamım
Kuşağı sıkı kumaşlarla belini kırdığın endamını
Hiç kimse sana
Neden böyle tek başına dolaştığını sormaz artık
Seviyorum! Diye bağırmak
Derinliği duygularımız yarlarda
Tüm benliğinle bak
Ufkumuz, geçmişle geleceğin arasında
Vücudun dikilir
Dondurulmuş aşklara ihtiyacım var
Akışkan ilişkiler yorar beni
Söndürülmüş ateşlere ihtirasım var
İçimde ince bir ateşin saman yeli
Kokusu fikrime dadandı
Derimde baş olunmaz yanık teni
Geçmiş zaman ülkesi
Yol kenarında unutulmuş bir bavulun hikayesi
Sadece kendi ve kendi adına konuşan
Bir bavul niye unutu-lu-r
Çünkü çoğunlukla çoğunlukta ağırdır
Gitmek o kadar kolay mı
Bir kentin o dapdar sokaklarından
O gepgeniş pembemsi kırlara
Gitmek o kadar kolay mı
Ya dumanı tütmeyen ruhumun
Tıngırtı...
Yolunda giden takırtı...
Fingirdedi sabah güneşi
Öğlene göz kırptı
Akşam beklenmez oldu
Ama vakit gelip çattı
Trajik bir hikaye değil bu
Topolojik bir ayrılık
Karmaşık bir duyguydu sanırdım...
Duygular karmaşık değilmiş
Anlağa tesir edince
Anlamayan anlatılar dünyası
Tek bir söz bile yeter
Tek bir şiir asla
Varolduğun sürece yazmalısın
Acını dindirmez besbelli
Ama yüreğini biler
Arzunu diler yaşama




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!